Hanife Mert | Yemen Türküsü Hikayesi | Güney Gazetesi Mersin
Hanife Mert

Yemen Türküsü Hikayesi


Yemen türküsünü bilmeyen yoktur diye düşünüyorum. Hani dinlediğimizde yüreğimizi hüzne boğan türkü ağıt... Hani Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ağlatan ve "Yemen ellerinde Türk çocuklarının ne işi vardı?” dediği türkünün hikayesini siz değerli okurlarımla paylaşmak istiyorum. Hatta hikayesini okurken türküyü dinlemenizi öneririm.

Yemen (Bir Alay Askerdik)
1839 yılında Aden'i ele geçiren İngiltere Yemen halkını Osmanlı yönetimine karşı kışkırtmaya başladı. 1871'deki Yemen isyanını bastırmak için İstanbul hükümeti bir ordu gönderdi. Harekat 1873 yılına kadar sürdü. Birçok vatan evladının kanı pahasına isyan bastırıldı.
Yemen'in dağlık kesiminde yaşayan Zeydiler, Osmanlı Devleti'ne düşmandılar. Kendi imamlarının yönetiminde yaşamak istediklerini öne sürerek 1889 yılında isyan ettiler. Hicaz valisi Müşir Ahmet Feyzi Paşa tarafından bastırılan isyan neticesinde Feyzi Paşa Yemen'e hakim oldu. Bir süre temin edilen asayiş, 1895'te Zeydiler tarafından çıkartılan ikinci bir isyan ile tekrar bozuldu. Hüseyin Hilmi Paşa'nın komutasındaki Osmanlı ordusu iki yıl süren şiddetli mücadele sonunda isyanı bastırabildi. Yemen'de otoritesi zayıflayan Osmanlı, zaman içinde burayı terk etmek zorunda kaldı.
Tarlalarda biter kamış
Uzar gider vermez yemiş
Şu Yemen'de can verenler
Biri Mehmet biri Memiş
Yemen savaşlarında Anadolu'dan gönderilen vatan evlatları çok kayıplar verdiler. Yemen’lilere Türk askerinin koynunda Osmanlı parası aratan İngilizler, para çıkmayan şehit düşmüş Türk evlatlarının karnını yardırıp sarı lira arattılar. Yemen, Anadolu insanı tarafından gidip geri dönülmeyen, adeta bir cehennem olarak nitelendirilmeye başlandı. Anadolu yiğidi buralarda Arabın ihaneti, açlık, mühimmatsızlık nedeniyle eridi gitti. Birçok gelin, kız, sevdiğini, ana-baba fidan gibi evlatlarını bu hain topraklarda yitirdi. Küçük körpe yavrular babasız kaldı. Aşağıdaki türkü o günleri yaşayan Anadolu insanının yüreğinde kopan bir acı feryattır.
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne figandır
Şu Yemen elleri nede yamandır
Adı Yemen'dir
Gülü dikendir
Giden gelmiyor
Acep nedendir
Kışlanın önünde redif sesi var
Açın çantasını acep nesi var
Bir çift kundurayla bir de fesi var
Burası Huş'tur
Yolu yokuştur
Giden gelmiyor
Acep ne iştir
Mızıka çalındı düğün mü sandın
Yemen'e gideni gelir mi sandın
Kahpe Yemen yari elimden aldın
Adı Ali'dir
Nazlı yarimdir
Giden gelmiyor
Nasıl ölümdür
Anadolu insanının kolay kolay belleğinden silinmeyen Yemen faciası birçok türkü ve ağıda konu olmuştur...

Okurlarıma sevgiler

 

Kaynak: Rifat Uçarol, Siyasi Tarih, III. İst. 1985, s.259; D. M. İsa Salahiye, El-Osmaniyim fi Cenubi'l-Cezireti'l Arabiye, 1977. Yemen Salnamesi, Sana 1324; Prof. Dr. H. Dursun Yıldız, Büyük İslam Tarihi, Çağ Yay. İst. C.12, s.123; Baki Yaşa Altınok, Âşık Hüseyin, 69, Ocak Yay. Ank. 2000, s. 68; Muzaffer Ergün, Toklumenli Aşık Said, Kırşehir Basımevi 1938, s. 10; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs - 2003, Ankara, s.161-162-163-164-165
http://www.turkudostlari.net/hikaye.asp?turku=18261



ARŞİV YAZILAR