Hülya Aslan | TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMDE EĞİTİMİN GÜCÜ | Güney Gazetesi Mersin
Hülya Aslan

TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMDE EĞİTİMİN GÜCÜ


Toplumların karakterini, kimliğini, çizgisini, yönünü, geleceğini, huzurunu, kargaşasını, ne şekilde evriliş yaşayacağını yahut yok oluşa sürükleneceğini hazırlayan süreçlerin en etkili yolu EĞİTİM sisteminin ne şekilde kurgulanmış olacağında yatar.

Toplumsal oluşum ve yapılarla ilgili yüzlerce dinamiğin hayata geçmesi ve o toplum için istenilen davranış ve yapı değişiminin gerçekleşebilmesinin de en etkili ve primer(birincil) koşulu yine Eğitim Sisteminin nasıl kurgulanmış olduğuyla ilgilidir.

O nedenle Sandık demokrasisi ile başa gelen hükümetlerin ülkeleri için ne yönlü bir geleceği çizeceğini/çizdiğini EĞİTİM sistemlerindeki hamlelerinden anlamak en kolay ve en gerçekçi olanıdır.

Çok uzağa gitmeden ve genelleme yapmadan toplumumuz için son yirmi yılda yapılan Eğitim hamlelerine bakıp Eğitimin bir toplum kurgulamada (istenilen) ne kadar etkili olduğunu görmek zor olmasa gerek

Örneğin bizim eğitim sistemine bir gece kararları ile 2012 yılında sokulan 4+4+4 modelinin ne amaçla getirilmiş olduğuna bakıp, anlamak için âlim olmak gerekmiyor.

Ya da okulları; öğrencileri, öğretmenleri ve hatta velileri ile birlikte nitelikli -niteliksiz diye adlandırarak yaratılan psikoloji ile ezik ya da üstten bakan kimlikler oluşturarak okul sıralarında başlatılan ezme-ezdirme yöntemi ile her türlü eşitlikten uzaklaşma ve bunu normalleştirip topluma dayatma süreçlerinin işlevi Eğitim sisteminde ki kurgu neticesinde sandık demokrasisinin istediği toplumu oluşturmak içindir. 

Yine okulların proje olan -olmayan diye sınıflandırılmaları, ya da neredeyse ilkokuldan başlamak kaydı ile bizim okullar(İMAM HATİPLER) ve ötekiler şeklinde ifade edilmeleri hatta okullara gönderilen ödeneklerin bile buna göre değişim gösterdiği ve de ülkeyi yönetenlerin neredeyse hepsinin hangi üniversitenin hangi bölümü mezunu olmalarından evvel İMAM HATİPLİ oldukları vurgusunun sürekli yapılıyor olması, sandık demokrasisi neticesinde istenilen toplumun yaratılmasında EĞİTİMİN ne büyük güce sahip olduğunu gösterir.   

Bugün AK gençlik dedikleri ve bu hükümetin 2023 Haziran’ında kendileri için varlık ya da yokluk sebeplerinin en etkililerinden biri olarak gördükleri on sekiz ve yirmili yaşlarda ki gençleri aynı hükümetin her bakanı ile  (sekiz MEB) değişime, dönüşüme uğrattıkları EĞİTİM sistemleri yolu ile istenilen toplum ve istenilen gençlik yaratmış oldukları inancı işte bahsettiğim EĞİTİM sisteminin gücüne dayanmaktadır.

Bu gücü Eğitim Devrimcisi, Köy Enstitülerinin kuramcısı ve öğrencilerinin "Tonguç Babası" İsmail Hakkı TONGUÇ'un "Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olanı, öbürü de kolayı, oyun olanı...

Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklikler ister. Bu zor demokrasidir ama gerçek demokrasidir.

İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır.

Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz demokrasinin kolayını seçtik, çok şeyler göreceğiz daha..."  bu olağan üstü tespitleri ışığında bir daha anlatmamız yılmadan usanmadan yazmamız göstermemiz gerekiyor.

24 Haziran 1960 yılında kaybettiğimiz bu büyük insan Eğitimin toplumsal dönüşümde ki rolünü  eşitlik çağdaşlık üreten bir toplum yaratmada dünyaya örnek oluştururken bugünkülerin toplumuna gençlerine layık gördüğü Türkiye de aynı güç tersi bir toplum yaratmakta.



ARŞİV YAZILAR