Naci Sapan | Toplumsal çöküş ya da çıkış! | Güney Gazetesi Mersin
Naci Sapan

Toplumsal çöküş ya da çıkış!


Battık batacağımız kadar da, tam anlamıyla toplumsal çöküş ne zaman gerçekleşir, bilemiyorum!

Henüz tam çöküş gerçekleşmemiş iken, toplumsal çıkışı düşünmek, düşünceyi ‘eylemsel’ faaliyetlere dönüştürerek, çıkışı gerçekleştirmek gerekiyor. Gelecek için, ülkenin ve çocuklarımızın geleceği için toplumsal çıkışı yakalamak ve gerçekleştirmek gerekiyor.

 

Ne yapmalı?

Elbette ki seçimi, sandıkları hedeflemeliyiz.

Toplumsal hedefimiz bu olmalı ki, toplumsal çıkışı sandıktan garantiye alabilelim.

İçinde bulunduğumuz, içinden çıkılmaz gibi görünen mevcut yaşam koşullarımızın değişebilir olduğunu görmek, konuşmak, anlatmak hepimizin görevidir.

 

İçinden çıkılmaz gibi görünen bu mevcut durumun daha ne kadar devam etme şansı olabilir ki?

İsteseler de istemeseler de bu Haziran’dan gelecek Haziran’a 12 ay var önümüzde.  

Var mı başka yolu?

Yok.

Halk kendi eliyle teslim ettiği emaneti aldığında toplumsal çıkışımızı, bu anlamdaki özgürlüğümüzü elde etmiş olacağız. Durumun, içinden çıkılır olduğunu da o zaman çok daha net göreceğiz.

 

Evet, hedefimiz belli.

Tarih ne olursa olsun, illaki bir yılın sonunda önümüze gelecek olan sandıklar hedefimizde olmalı ve gereğini o gün yapmalıyız. Toplumsal çöküşümüzü toplumsal çıkışa dönüştürebilmek için, toplumsal sorumluluğumuzu yerine getirmeliyiz. Ülkenin en ücra köşesinde dahi aynı düşüncelerin varlığının giderek arttığının da farkındayız, bilincindeyiz.

 

Ve de köprüden önceki son çıkıştayız.

Tek şansımız, tek çıkış yolumuz var.

Bu şansı, bu çıkış yolunu iyi kullanmak zorundayız.

*

Muhalefet eden siyaset kurumları hazırlıklarını en kısa sürede tamamlamak zorundalar. 20 yıldır yaşadıklarımızı, özellikle de son 5 yılda daha da ağırlaşan koşullara benzer durumlar yaşamamak için şimdiden tedbirler alınmalıdır. Siyaset kurumları, menfaat, statü, zenginleşmeyi düşünenlerin kamp kurduğu alanlar olmamalı. Siyaseti zenginleşme, şahsi statü ve menfaat aracı olarak gören, kullanan kesimlerin varlığına çanak tutan anlayışın mutlak surette değişmesi gerekiyor.

 

Siyaset kurumlarında görev alacakların sürekli gözden geçirilmesi gerektiği gerçeği, toplumsal bir sorumluluktur. İktidara ulaşmak için namuslu, dirayetli, sorumlu, sorumluluk sahibi, topluma karşı duyarlı olan, bu özelliklere sahip insanların bir araya geldiği zeminler yaratılmalıdır.

İşte o zaman;

Toplumsal çöküşü toplumsal çıkışa neden dönüştürmeyelim ki?



ARŞİV YAZILAR