Deniz Yıldız | Seçim Ekonomisi İllüzyonu | Güney Gazetesi Mersin
Deniz Yıldız

Seçim Ekonomisi İllüzyonu


Önce seçim ekonomisini tanımlamaya ve çerçevesini belirlemeye çalışalım. Seçim ekonomisi; siyasal iktidarın gelecek seçimlerde yeniden iktidara gelebilmek için ekonominin araçlarını bu amaçla kullanması ve yönlendirmesi olarak tanımlanabilir.

 

Memur maaş zamları, emekli maaşlarının artırılması, asgari ücretin yükseltilmesi, tarımsal destekler, vergi oranlarının düşürülmesi, vergi cezalarının affedilmesi, vergi ödemelerinin ertelenmesi maliye politikasının seçim ekonomisine alet edilmesinin temel araçlarını oluşturuyor. Yüksek enflasyona karşın faizlerin artırılmaması, kredi genişlemesini teşvik edici uygulamalar, para arzının artırılması gibi uygulamalar da para politikasının seçim ekonomisinin emrine girdiğinin kanıtını oluşturan gelişmeler olarak sınıflandırılıyor.

 

Ülkemizde AK parti hükümeti, 2017 yılından beri her seçimde ekonomiye göz boyama amaçlı yukarıda saydığım müdahaleleri yapmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda yapılan uygulamaları sıralamak gerekirse:

 

- Enflasyonun kat kat altında uygulanan politika faizi

- Asgari ücrete yapılan ara zam

- Kur Korumalı Mevduat

- Enflasyon Korumalı Devlet Tahvili

- Dolara üstünde yapılan TCMB satışları

- Öğrenci kredi faizlerinin silinmesi

- Emekliye bayram ikramiyeleri

- KDV ve ÖTV muafiyetleri

- Vergi affı

- İmar affı

 

Son genel seçim öncesi yıl olan 2017’de yaşanan tabloyu aşağıda sunarım:

 

 

 

Bu modelin herhangi bir kuralı olmasını beklemek doğru olmaz. Tahmin edilebilirliği son derecede zor, kuralsız bir model olarak patlamaya hazır bir ekonomi ortaya çıkarmaktadır. Eldeki sınırlı miktardaki kaynaklar oy hesapları yapılarak, son derece kısa erimli politikaların finansmanında kullanılması bir hezeyandır. 2022’deki tüm bu uygulamaların ortak sonucu enflasyonun körüklenmesi ve zaten borcu yüksek hazinenin daha da faiz sarmalına sürüklenmesi olacaktır.

 

Hükümetin olası erken seçim nedeniyle seçim ekonomisini daha da yukarıya taşıyacak olan genişletici maliye politikası önlemlerini bir an önce durdurması ve makro ekonomik gerçeklere uygun uzun vadeli mali ve para politikasına geçiş yapması gerekmektedir. Zira aksi halde, seçime odaklı bir gayret ve uygulama sürer ise, 1999-2001 döneminde iktidarda olan siyasilerin akıbetiyle karşılaşması neredeyse kaçınılmazdır.



ARŞİV YAZILAR