Ali Adalıoğlu | Yavuz hırsız..! | Güney Gazetesi Mersin
Ali Adalıoğlu

Yavuz hırsız..!


Devir yalan, dolan, talan devri!

Uyum sağlarsan köşesin.

Yoksa sürünür gidersin.

Ama, olsun.

Hiç önemli değil.

Rahmetli İsmet Paşa’nın söylediği gibi,

Bir ülkede namuslular da namussuzlar kadar cesur olmazsa o memleket batar!”

Her yer toz duman olur.

Son 20 yılda olduğu gibi.

Ortalık yalancıdan geçilmiyor.

Hırsız mı?

İstemediğin kadar çok.

Hem de hemen yanı başımızda.

Deveyi havuduyla götürenler de var.

Ufakla yetinenler de!

Fark etmez.

Hırsız hırsızdır.

Az çalanı da çok çalanı da.

Cehennemde hangisi daha çok yanacak bilemem.

O benim işim değil.

Onu Allah bilir!

Polis değilim ki hırsızı yakalayıp, yargıya teslim edeyim.

Ama, bilgi-belge oldu mu hiç dinlemem yazarım.

Geçen hafta AKP’li bir meclis üyesi kaçak su ile gündeme geldi.

Elde belgeler haberini yaptı arkadaşlarım.

Bir de baktım, haber olan Meclis üyesi İ.Y. coşmuş!

Açıklama yapmış.

Şirkette CHP’li ortakları varmış.

Onları niye yazmamışız!.

Mış mış da mış mış!

Somut belge yok.

Belge oyunuyla kendini haklı çıkarmaya çalışıyor.

Bilmiyor ki ben ve arkadaşlarım dünkü gazeteciler değiliz.

Belge geldi mi noktasına -virgülüne dikkat ederiz!

Aklınca  İ.Y. bizi uyutacak!

Bilirsiniz, “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar,” diye bir atasözü vardır.

Bunun ki yatsıdan önce söndü.

Abidin Yağmur belgelerle yalanını ortaya çıkardı.

Muma gerek kalmadı.

Son olarak mahkemeden yayına erişim yasağı aldırarak internet sitelerindeki haberlerin kaldırılmasını istedi.

Yaptığı/yaptıkları kabak gibi ortada.

Yine de dikkatli olmak şart.

Bunlar din-iman diyerek yalanı, dolanı ve talanı ilke   edinmişlerdir?

Bir de, yavuz hırsız ev sahibini bastırır derler ki arkadaşın ki o hesap!

Bitmedi, merdi kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş!

Yani, Çingene beyliğini açıklarken, hırsızlığıyla övünürmüş!

Fazla uzatmayalım.

Arkadaş hakkımızda suç duyurusunda bulunacakmış!

Aman geç kalma!

Ki, daha yazmadıklarımızı da yazalım!

Çünkü, bu film kolay kolay bitmez.

36 Kısım tekmili birden Baytekin filmi gibi.

 

SÜLÜN’Ü HERKES BİLİYORMUŞ..

 

29 Temmuz Cuma günkü köşemde “Mersin’in Sülün’ü..!” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.

Sülün’ü bilene bedava abonelik , demiştim.

Demez olaydım.

Binlerce kişi yazımı tıklamış/okumuş.

Sosyal medyada Mersin’in Sülünü’nü bilen bilene.

Ben üç-beş kişi bilir , 3-5 gazeteyle yırtarız diye düşünmüştüm.

Yanılmışım.

 Mersin’in Sülünü’nü bilmeyen yokmuş!

Bu kadar şöhret adamı deli eder!

 

Sözün ÖZÜ;

 

Her zaman olduğu gibi yazdığımızın/söylediğimizin ve haberimizin arkasındayız!

Dün böyleydi, bugün de böyle.

Yarın da böyle devam edecek!

Gazetecilik yaşam tarzımızdır.
Bu yoldan dönüş olmaz.!

Gözümüz karadır!

Yılmayız, başımızı eğmeyiz, kalemimizi kırar ama satmayız!

“Bo.. boşa gitmesin diye, deveyi gö…… yiyenlerle” işimiz olmaz!

 

Son Söz;

Yanıt hakkına da sonuna kadar saygılıyız.

Kapımız her görüşten insana açık.

Doğru bilgi ve belgelerle gelenin açıklamasını noktasına virgülüne dokunmadan yayınlarız.

Bekleriz beyim!



ARŞİV YAZILAR