Yasmina Lokmanoğlu | Şarap Sirkesi | Güney Gazetesi Mersin
Yasmina Lokmanoğlu

Şarap Sirkesi


Sevgili okuyucular, bildiğiniz gibi ben bir Slow Food temsilciyim.

Slow Food gıdanın tarladan, tabağınıza kadar gelişindeki İyi, temiz, adil politikaların üretilmesini ve uygulanmasını tartışır.

Benzerlerinin aksine aktivist bir harekettir.

Yaşadığımız dünya üzerinde binlerce yıldır yaşayan her türlü canlının yaşamını savunur.

Kendine bağlı birçok bölümü vardır.

Yeryüzü Pazarları ve Aşçı Dayanışması da bunlardan bazılarıdır. 

Ben Aşçı dayanışmasındaki komitede de çalışıyorum.

Geçen hafta yıllık programımızı planlamak için bir araya geldik. Sofralarımızda kullanacağımız malzemelerimizin özgün atalık tür veya çeşitlerinden olması ve geleneksel yöntemlerle üretilmesi önceliğimiz.

Bu ayki konumuz sirkeydi.

Slow Food Yönetmeliğine göre mutfakta kullanılacak sirkenin kalitesi çok önemli.

Şarap sirkesi olması gerekiyor. Bir grup aşçı, yemek kültürü yazarı, çiftçi bir araya gelince tabi ki araştırma çok hararetli oluyor.

İki gündür marketlerdeki rafları tarıyoruz.

Üzüm sirkelerini sınıflandırmaya çalışıyoruz.

Öncelikle Şarap sirkesini tanıyalım.

Toprakların yerlisi bir üzüm çeşidi ile yapılır. Örneğin Recep, Gök, Patkara, Emir, Kalecik karası gibi çeşitler uygundur.

12 ay doğal fermantasyonla fıçılarda dinlendirilir. Fermantasyon sonrası elde edilen sirkede alkol bulunmaz. Salata ve yemeklerin lezzetine katkı sunar, içindeki malzeme ile birleşip damakta daha güzel bir tat bırakır.

Peki ülkemizde niye yok?

Bence bizde salataya sirke kullanma adeti yok.

Bazı yemek tariflerinde gördüm.

Örneğin benim babaannemin ailesinden gelen bir rostoda sosuna et suyunun yanında muhakkak sirke kullanıyorlar. Düşünün sirke ne kadar lezzetliyse içinde pişirilen rostonun lezzetini aşağı da çekebilir, yukarı da çıkarabilir.

Üreticiler şarap sirkesi üretebilmek için üretim ruhsatı yeterli diyor.

O zaman ne bekliyoruz.

Haydi Türkiye kendi özgün üzüm çeşitlerimizi değerlendirelim, katma değer katalım, üzüm bağlarımız kesilmesin, yaşasın.

Bizden sonra ki nesillere kalsın.

Ne dersiniz?

Sevgiler…

 

 



ARŞİV YAZILAR