Ergün Parlat | Uzaklarda umutla şarkı söyleyen birileri | Güney Gazetesi Mersin
Ergün Parlat

Ergün Parlat

Uzaklarda umutla şarkı söyleyen birileri


Yok olan bir sevgi, her şeyi yutuncaya dek büyüyen bir kara deliğe dönüşüyor.

Yaşıyorsak, demek ki işin içinde trajedileri yaşamak da var.

Gün gelip de dostlarınızın sayılarının gittikçe azalmakta olduğunun ayırdına varınca, giderek ellerinizle kollarınızın bağlanmakta olduğunu görüyorsunuz.

            Tokat hiç beklemediğiniz bir an ve yerde, hiç ummadığınız bir kişiden gelir. Belki de konu şöyle anlatılmalı: Kıyıda birçok olta takımı var, ancakortada hiç balık görülmüyorsa, bu demektir ki balık sizsiniz.

            Bakıyorsunuz bir gün olmadık biri ortaya çıkıveriyor ve neredeyse tüm yaşamınızı tepeden tırnağa etkileyecek bir şeyler yapıyor, ama siz herhangi bir tepki veremeden donup kalıyorsunuz.

Hoş, tepki verseniz de bir şeyin değişeceği yoktu.

            Pencereden dışarıya baktığımızda aslında gördüklerimiz; belleğimizin bir köşesinde gizli kalmış anılar, yenilgiler, yitirişler, incinmişlikler, boşa çıkmış ümitler, boşa harcanmış emekler ve zamandır. İçe dönük bir sorgulama değil midir kafamızın içinde durmaksızın dolanıp duran düşünceler?

            Cehaletin yarattığı çirkinliğiyle bizi çevrelediği bir dünyada yaşıyoruz. Soran, ama aynı zamanda anlamayan bakışlara: ‘Bir gezginin mutlaka bir yere varması zorunlu mudur?‘ demek istermiş gibi bakarsınız.

            Bir gün gelir, "Hoşça kal” deme zamanının yaklaşmakta olduğunu duyumsarsın. Sonra bir de bakarsın ki, “Hoşça kal” demek için geç kalmışsın.

            Bir otel odası, bir anlaşılamamadır. Ya da yanlış anlaşılma. Hep eksik ya da yarım kalan bir şeylerin varlığı. Yalnızlık, boşluk. Bir başınalık.

Herkese ait ya da hiç kimseye ait olmayan eşyalar. Kimi zaman huzur, dinginlik. Kimi zaman da huzursuz edici bir sessizlik.

             Herhangi bir yörede kadınlar, tüm kışkırtmalarına karşın kendileriyle ilgilenmeyen bir adamla alay etmeye, oyuncak gibi oynamaya başlarlar.

Farklı olan erkeğe orada ne yer vardır, ne huzur, ne de yaşama hakkı. Alışkanlıkları, gelenekleri, kurulu düzenekleri kırmış olan adam mutlaka dışlanır ve cezalandırılır.

            D.Bensaid’in deyimiyle; sevgi ıskalayabiliyor, ama acı hiç ıskalamıyor. Zaman içinde bazı insanlar tanıyorsunuz, bazılarını ise daha yakından.

            Geçmişi arkamıza aldığımızda hep ileriye doğru yürüyeceğimizi zannederiz. Gerçekte ise bizi çepeçevre kuşatan bir çemberin içinde dönerdururuz.

            Bütün ülkelerde gelir dağılımı bozulurken işsizlik artıyor. İnsanlar hem kendileri hem de çocukları için aydınlık bir gelecek düşleyemiyorlar.

Bazı eşitlerin daha da eşit olması değil midir yaralayıcı bir eşitsizliğin nedeni? Çoğumuz biliriz ki, bazı duygularda yarın yoktur. Karanlık köşelerde bir ışık kalır salt. Cansız, iletişimsiz, titrek.

Parasal çıkarlar, parasal ilişkiler üzerine kurulmuş bir dünya düzeni, düşündürücü olduğu kadar tiksindirici de. Her şeye karşın uzaklarda umutla şarkı söyleyen birileri olacaktır hep, umuda çağrısıyla.



ARŞİV YAZILAR