İlkay Adalıoğlu | ARINMA ZAMANI | Güney Gazetesi Mersin
İlkay Adalıoğlu

ARINMA ZAMANI


Sıcağının yanı sıra yoğun nemiyle nam salmış bir yerde yaşadığım için sonbahara ne anlam yükleyeceğimi şaşırırım.

Şiirsel bulurum bu mevsimi.

Hüzün yüklüdür belki doğrudur ancak yaz mevsiminin şımarıklığına inat hazan dönemi bana mağrur ve asil gelir.

Mersin’de kan ter içinde yüzde 98 nem oranıyla boğuşup yaşam savaşı verdiğimiz Temmuz,  Ağustos aylarından sonra sonbaharda şenlik düzenlense yeridir.

Her gün üç-beş defa banyo yapmaktan, kurumaya bir türlü fırsat bulamayan ıslak saçlarla dolaşmaktan, vücuda bal dökülmüş gibi yapış yapış hisse veda etmek demek Mersin’de sonbahar.

Hiç serinlemeyecek hep cayır cayır yanacak sandığım Akdeniz’in serinleyişini huşu içinde izlemekteyim.

Bu memlekette mevsim geçişlerine şaşırmamayı başaramadım onca yıla rağmen.

Her yazdan sonbahara geçişte aynı dozda, aynı şaşkınlık, aynı heyecan….

Tamam klima esaretinden kurtulduk kurtulmasına da sonbahar ve kış, sadece romantik yağmurlardan,  sıcak şarap, şömineden ibaret değil ne yazık ki.

Bunun nezlesi, gribi var. Ödeyemeyeceğimiz doğalgaz ve elektrik faturaları var.  

Sonbahar, aynı zamanda buzlu kokteyllerden bitki çaylarına geçişe vücudun ayak uydurma zamanı.

Yani bir nevi bitkisel organik mevsim. 

Hastalıklardan korunma adına da detoks için en elzem dönem.

Detoks, küçükken nefret ettiğimiz bitki ve sebzelerin hepsini blendırdan çekip içmek olarak da tanımlanabilir sanki.

Bir tür anne bedduası aslında.

Yani metabolizmanın yorucu ve gereksiz besinlerden arınması.

Değişim ve arınma mevsimindeysek şayet zararlı, ihtiyaç dışı her şeyden kurtulmanın tam sırası.

Zaten bu kış bizi güzel günler beklemezken, kendimize iyi bakmamız gereken riskli döneme girmişken ağdalı, yorucu, tüketici ilişkilere de detoks uygulamalı. 

Gereksiz besinlere ara verilirken yararsız hatta parazit haline gelmiş insanlara da yol verilebilir pekala.

Arınma mevsimini fırsat bilip enerjimizi azaltan insanla muhabbeti azaltabiliriz mesela.

Hatır,gönül uğruna uzun zamandır gerçekleri haykıramadığımız arkadaşa dürüstçe ne hissettiğimizi anlatabiliriz.

Yorulmuş, yük haline gelmiş aile ilişkilerimizi düzenleyebiliriz.

Veya üstümüze çöreklenen korku atmosferini dağıtabiliriz.

Hali hazırda bu kadar gerekçe varken süresi paşa gönlünüze bağlı anti sosyal döneme geçmenin tam zamanıdır derim.

Beden ve ruh bir bütün ise yalnızca fiziksel arınma yetmez. Beynin de boşalması lazım.

Bu sonbahar, dönüm noktası olsun. 

Hayatımıza karabasan gibi çöken, her fırsatta yüksek perdeden azarlayan, parmak sallayan, hedef gösteren,  ayrıştıran, tehdit , yalan , iftira, hakaret hatta küfürden imtina etmeyenlerin uzakta kaldığı yeni bir dönem olsun.



ARŞİV YAZILAR