Ergün Parlat

Ergün Parlat

HER GECE YILDIZLAR DOĞUNCA


Orada, gökyüzünde seni endişelendiren, düşüncelerine dokunup onları belirsizleştiren bir şeyler var.

 

Zamanın kendi yolundaki ödünsüz yürüyüşünü sürdürmesi bile, ileride önüne çıkabilecek olumsuzlukları gölgede bırakmaya yetmiyor.

 

Kötü rol oyuncuları, köklü kayalar gibi bulundukları yerlere çakılı olarak hazır bekliyorlar. Boğucu kaygılarla yüreğinin en kırılgan bölgeleri titreşiyor ve kendisini çevreleyen o duyarlı duvarları birer sigara kağıdı gibi inceltiyor.

 

Sevginin yumuşak, sevecen dokunuşlarını duyumsamak ümidiyle aralık bıraktığın gönül kapından içeriye bilinmezlikler, ikilemler, tasalar, öcüler giriyor da giriyor. Gece de, uyku da, düş de delik deşik. Ama her şeye karşın tüm bunlar sizin kazanan biri olmanızı engelleyemeyecek. Gecelerinize doğacak yeni bir pırıltı, oradaki olağanüstü manzaraları aydınlatacak. Kendinize ait güneşiniz küçücük olsa bile, yaydığı ışıltılar yüzünüzde aydınlık bir gülümseme olup şavkıyacak.

 

Sabahın taze esintisi, ilkbahar çiçeklerinin kokularını taşıyacak bize. Her gece gökyüzünde göz kırparak doğan yıldızlar, sevgi dolu bakışlara dönüşüp gözbebeklerimize yerleşecekler.

 

Okyanusların ulaşılmaz kıldığı arkadaşlıklar her zaman olmuştur. Uzak denizlerden yola çıkıp yanımıza kadar gelebilmeyi başaran rüzgar, o arkadaşlığın orada olduğunu bize anımsatır ve ondan bize selam getirir. Şarkıya dönüşen bir şiir gibi bizi okşar, yüreğimizi ezip duran sıkıntılarımızla birlikte, yüzümüzdeki çizgileri de alıp götürür.

 

Her gece yıldızlar doğunca, yaz mevsimi orada asılı kalır hiç bitmeyecekmiş gibi. İnsanların gözlerine ansızın tutunuveren o tatlı bakışlar, sanki yüzyıllardır oradadır. Ama içimizdeki derin mutluluk taşıyamayacağımız kadar ağırlaştığında, doğal olarak yüreğimizde bazı kuşkular uyanacaktır elimizde olmadan ardı ardına.

 

Umutsuzluğun kol gezdiği akşamların ardından ne zaman yıldızlar doğsa geceleri, önlenemez biçimde son bulacaktır ‘olmadığı bir yerde aramak bir şeyi’. Bulutların içine sakladığı gizleri nedeniyle gökyüzü suskun. Sonsuzlukmuş gibi duran korkunç derinlikleriyle başımı döndürüyor evrenin eteklerine tutunup kalmış bir yanıp bir sönen yıldızların bulundukları yerler.

 

Yeryüzünden yükselen dumanlar birer sarmaşık olsa, onlara tırmanarak ulaşıp dokunabilir miydim yıldızların yüreğimi ışıltılarıyla dolduran o çok uzaklardaki çırpınışlarına?



ARŞİV YAZILAR