Av. Fatma Yakaryılmaz Belci

SANDIKLA GELDİK SANDIKLA GİDERİZ


 

Cumhuriyetin yüzüncü yılına bir yıl kala, Mersin CHP örgütünün alternatif Cumhuriyet Bayramı kutlamasında; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in konuşması ve de MHP lideri Bahçeli'nin sözleri gündeme oturdu.

 

Cumhuriyet Bayramı kutlamasında Sayın Vahap Seçer ne söyledi?

 

“Bizim cumhuriyetimiz Atatürk 'ün cumhuriyeti. Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti tanımlamasına uygun bir yönetimden bahsediyorum. Biz kavga dilini kullanmayız. Ulu önderimiz söylemiş yurtta sulh, cihanda sulh.  Biz, mecbur kalmadıkça savaş cinayettir diyen Atatürk'ün izindeyiz. Vizyona bakın. Gözlerim yaşardı. İkinci yüzyıl vizyonu tank, top, İHA, SİHA, vur kır, öldür, kahramanlık türküleri... Cumhuriyet medeniyet projesidir. Barış projesidir. Demokrasi projesidir. Eğitim, çağdaşlık projesidir. Onun için kuruldu. Ülkemin geldiği duruma üzülmemek mümkün değil.''

 

Sayın Bahçeli ne dedi bu sözlere?

 

“Sayın belediye başkanı hasbelkader seçildin ama hasbelkader Akdeniz'e dökülmeyeceksin. Biz kahramanlık türküleri söyleyeceğiz. Siz saklanacak delik bile bulamayacaksınız.  Tankımızdan, topumuzdan, ihamızdan , sihamızdan rahatsız olanlar terörün  yedeğine düşmüş onursuzlardır. Nitekim onlara huzur yoktur, rahat yoktur, merhamet yoktur.”

 

Tam da Cumhuriyet Bayramı kutlamasında Bahçeli'nin sarfettiği bu sözler çok manidar. Sayın Bahçeli Mersin halkının oylarıyla seçilerek gelen Sayın Vahap Seçer'e bu sözleri söylerken düşündü mü acaba hiç? Halkın iradesinin tecellisi ile bu makama gelen Vahap Seçer'e nasıl bu kadar rahat bir şekilde bu sözleri sarfeder?

 

Demokratik cumhuriyetlerde ‘seçimle gelen seçimle’ gider. O da sandıkla olur. Yoksa benim seçtiğim temsilcimi istediğin gibi gönderemezsin. Vahap Seçer'i Mersin halkı seçmiştir. Oy vermiş olsun, olmasın Vahap Seçer'i Mersin halkı oy sandığından çıkarmıştır. Yani dediğiniz gibi hasbelkader seçilmiş değildir. Hasbelkader de gitmeyecektir.

 

İşte tam da bu noktada cumhuriyet devreye giriyor. Neydi cumhuriyet? Halkın kendi temsilcilerini yani yöneticilerini kendisinin seçmesi. Böyle bir gün de çıkmış diyorsun ki; hasbelkader seçildin, Bir de tehdit ediyorsun.  '' Nitekim onlara huzur yoktur, rahat yoktur, merhamet yoktur” diyorsun.

 

Sayın Bahçeli'ye şunu söylemek isterim. Siz nasıl seçimle geldiyseniz ve de parlamentoda bu ülke halkını temsil ediyorsanız, sayın Vahap Seçer de oy versin vermesin Mersin halkının oylarıyla seçilmiştir. Mersin 'de seçilmek hele de Büyükşehir Belediye Başkanı olmak öyle hasbelkader olacak bir şey değildir. Sayın Vahap Seçer Mersin'in bir ucundan öbür ucuna kadar yaşayan Mersinlilerin oyları ile seçildi.

 

Sayın Bahçeli, tehditvari sözler de hiç yakışmadı. Sayın Vahap Seçer de Mersin halkı da en az senin kadar vatanseverdir, milliyetçidir.  Hatta belki senden daha çok. İşte bu sebepledir ki; ülke aydınlanması için demokrasiye, eğitime, çağdaşlığa vurgu yapmıştır. Dünyada birçok örneğini gördüğümüz gibi eğitime önem veren, demokrasiye önem veren ülkeler hep önden gitmiştir. Yine Başkan Seçer, Atatürk’ün söylediği ‘' Yurtta sulh cihanda sulh '' idolüne vurgu yapmıştır. Savaş gerekmedikçe, cinayettir. Bunun hiçbir savunması olamaz. 

 

Sayın Seçer'in birtakım sözlerinin cımbızlanarak, alınıp, farklı şekilde yorumlamak doğru olmasa gerek.

 

Sayın Bahçeli, yakın zamanda iktidar ortağının da yaptığı gibi Sayın Seçer''i terörle ilişkilendirmek istemiştir. Seçim yakınken bu tarz söylemlerin artmasının sebebi de belli. Çamur at. İzi kalsın. Eğer Seçer'in bu tür bir bağı varsa Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde, bağımsız bir şekilde yargılarsınız. Ceza alırsa o zaman istediğinizi söyleyebilirsiniz. Yok eğer ispatlayamazsınız, insanları bu şekilde zan altında bırakamazsınız. Hakimlerinin kanunlara ve de vicdanlarına göre karar verdiği yargının bağımsız olduğu mahkemelerde asıl olan mahkemenin verdiği kararlardır. Yoksa bir kimsenin suçluluğu ispat edilmedikçe herkes masumdur. Hukukta buna '' masumiyet'' karinesi de denir. Tüm çağdaş ülke hukuklarında geçerli olan bir kavramdır.  Yani demek istiyorum ki; kanıtlanmadıkça hiç kimse hakkında ithamda bulunmayınız. İspatı olmayan şey iftiradır.

 

Mersin'de yaşayan ve de Vahap Seçer' e oy vermiş biri olarak diyorum ki;

 

Sayın Bahçeli; Mersin halkının iradesine saygı duyun. Benim kentimin başkanını, asılsız olarak itham etmeyin. Tehditvari sözler sarfetmeyin. Ama sarfediyorsanız da, çok da bir sorun yok. Cumhuriyet -demokrasi öyle bir yüzyılda oluşacak şeyler değil. Avrupa'da, Cumhuriyet'in, demokrasinin bugünkü halini alması yüzyılları buldu. Büyük mücadelelerin sonunda oldu. Bu mücadelelerde çok insan can verdi. Elbet ülkemizde de demokrasi, cumhuriyet zamanla çok daha sağlam temellere oturacak. Fransa'da cumhuriyetin bu günlere gelmesi incelenecek olursa, fazlasıyla umutlu olmak mümkün. Dünya demokrasi tarihi, bize umudu vadediyor. 

 

Sözlerimi yine başkanımın o gün sarfettiği sözleriyle bitirmek istiyorum. '' …Kurum ve kurallarıyla yerleşmiş demokrasi öyle 100 yılda olmuyor. 200 yıl, 300 yıl, 500 yıl. Deneyim istiyor. Bebeğe bakar gibi. Onu ana sütüyle besler gibi. Sevgiyle büyütür gibi demokrasiyi büyütmek gerekiyor. Hiç endişeniz olmasın. Olacaktır. Hastalıklar olacaktır, yağmurlar, fırtınalar olacaktır ama bugün Mersin'de olduğu gibi aydınlık günler de olacaktır. O da Yakındır.”

 

Yine Sayın Vahap Seçer'in dediği gibi; cevabımı Mersin'e hizmetlerimle ve halkımızın desteğiyle sandıkta vereceğim.

Mersin halkı sizinle! Sizinleyiz!



ARŞİV YAZILAR