Av.Bilgin Yeşilboğaz

TEK YOL HUKUK VE DEMOKRASİ


 

Tüm Türkiye’ yi etkileyen İstiklal caddesindeki bombalı terör saldırısı bizleri bir kez daha düşünmeye ve tedbirli olmaya sevk etti. Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi..

 

Tece’ de polis evine yapılan hain saldırının ardından herkeste acaba 2015 dönemi tekrar mı yaşanacak, bundan sonra sivillere yönelik saldırlar mı olacak endişesi hakim olmaya ve konuşulmaya başladı.

 

Ardından Pazar günü ailesi ile sevdikleri ile arkadaşları ile istiklalde dolaşan vatandaşlarımızdan altısını bu hain saldırıda kaybettik. Ellinin üzerinde yaralımız var.Ölenlere Allahtan rahmet yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.

 

Bunlar neden hep bizim başımıza geliyor. Yetkililerin çıkıp terörün kökünü kazıdık dediği anda bir karışıklık başlıyor. Bombalar, saldırılar, operasyonlar …. Neden mi ?

 

Çünkü hukuk ve hukuk devleti ilkelerinden uzaklaştığımız için, adalete güven yerlerde süründüğü için, hukuk güvenliği kalmadığı için, yargı yandaş olduğu için.

 

Dünyada siyaset ve yönetim anlayışı maalesef   totaliterleşmeye    doğru kayıyor. Kapitalist sistemin tıkanması ve ekonomiye çözüm üretememesi,  çağdaş zamana uyarlanamaması beraberinde demokrasiden baskıcı rejime geçişi getirmektedir. Avrupa gibi demokrasiyi yüzyıllarca yıl bedel ödeyerek kazanmış ve kökleştirmiş ülkeler sıkı sıkıya demokrasilerine sahip çıkmakta. Bizim gibi orta gelir tuzağında boğulan ve demokrasi liginde alt sıralarda oynayan ülkeler ise maalesef demokrasiden hızla uzaklaşmaya başlamıştır. Halkın ülke yönetimine ve sürece dahil edilmemesi beraberinde ekonomik çöküntüyü beraberinde getirmektedir. Bundan nasıl kurtuluruz ?

 

“Hukuk yoluyla demokrasi” ta Atina’ dan bu yana denenmiş ve tecrübe edinmiş bir demokrasi anlayışıdır. Hukuk yoluyla demokrasi , hem hukuk yoluyla demokratik düzene geçişi hem de demokratik düzenin hukuk yoluyla korunması ve sürdürülmesini sağlar.

 

Locke’a göre, “...çoğunluk doğal olarak içlerindeki topluluğun tüm gücü toplumla insanların ilk birleşmesi üzerine zaman zaman topluluk için kanun koymada ve kendi atadıkları memurlarla o kanunları icra etmede o gücün tamamını kullanabilirler ve o zaman hükümet şekli mükemmel bir demokrasidir; ya da kanun koyma gücünü birkaç seçilmiş adamın ve onların varislerinin eline verebilir ve o zaman bu bir oligarşidir; ya da tek bir insanın eline verebilir ve o zaman bu bir monarşidir,…..

 

Görüldüğü üzere halkın tüm kesiminin yönetim için birleşmesi ve gücün tamamını birlikte kullanması durumunda o ülkede birlik, beraberlik, huzur güven ve istikrar olur. Hukuk ve Demokrasi birbirinden ayrılmayan ve birbirini tamamlayan iki ana kavramdır. Birbirini besler. Bunlarda ekonomiyi besler, bu da ülkenin refahının arttırarak mutlu bir toplum yaratır.

 

Sözün özü Ortadoğu bataklığından ve terör belasından kurtulabilmemiz ve istikrarlı, kendi içinde barışık,  ortak paydalarda birleşen bir ülke olabilmemiz için yapılması gereken tek şey tüm toplumun hep birlikte amasız fakatsız derhal ve ısrarla demokrasi talep etmesi, teröre hep birlikte dur demesi, temel hak ve özgürlükleri kendi bekaları için yok sayan kim olursa olsun dur demeleri gerekmektedir.

 

Tek sığınacağımız ve bizi bir arada tutacak liman Hukuk ve Demokrasidir. Çok geç olmadan he birlikte isteyelim.



ARŞİV YAZILAR