Abidin Yağmur

Urfalı abi


 

 

 

Abi şu bisküvi” dedi genç kadın, çocuğun elinden yeşil paket içindeki peynirli bisküviyi alırken. “Geçen seneye kadar 2 liraydı, 3 lira olsun hadi.”

Şimdi ne kadardı acaba?

Kulak kabarttım.

Bakkal, “Bu bisküviyi marketlerde 6 liradan aşağıya alamazsın” dedi.

Orası öyle de çok değil mi? Sende de pahalı değil mi” dedi kadın, bisküviyi bekleyen çocuğa verirken.

Öyle” dedi bakkal.

Üstelemedi.

*

Geçen seneye kadar 2 liradan -hadi 3 liradan diyelim- satılan bir bisküvi bugün niye mahalle bakkalında 5 lira, markette 6 lira olmuştu acaba.

*

Birkaç sene öncesinde kadar tanesi 60 kuruş olan çiftlik yumurtasının tanesi bu sene niye 2 lira 60kuruş olmuştu, onu mu sormalıydı yoksa?

*

Peynire ne demeliydi?

Kireç gibi dediğimiz peynirin bile pahalı olmasına mesela, ne demeliydi?

*

Peynire bir şey demeden önce, birkaç yıl öncesine kadar, 6 lira, bilemedin 8 lira olan bir litrelik paket sütün bugün en az 16 lira olmasını mı düşünmeliydi?

Yoksa 5 lira olan 5 litrelik suyun 15 lira olmasına mı kafa yormalıydı?

*

Bu sıralar, market kasalarının önünde, alışveriş fişlerini uzun uzun inceleyen insanlar görüyoruz sıkça

Neye bakıyorlar?

*

Ankara egemenleri, market kasaları önünde alışveriş fişi inceleyen kitlelerin gündeminden, gerçekliğinden ne kadar da uzak.

Urfalı abi ne diyordu?

Millet hepsi haho diyor! Feryat ediyor!”

Ankara egemenlerihaho diyenlere pek kulak asmıyor mu ne?

*

Kulak asanlar da pek vatandaşın kafasından değil, ayrı bir alemde yaşıyor gibi.

Mesela Devlet Bey, “Sürekli zam yapan marketlerin FETÖ ile bağlantısının araştırılması gerekiyor” diyordu.

Dükkanın önünde, müşterisiyle 5 liralık bisküvi sohbeti yapan bakkal amca da mı Fetö bağlantılıydı bu durumda.

Sütçüler…

Yumurtacılar…

Etçiler…

Otçular…

Onlar neydi?

*

O gün otogara gittik Pozcu’dan taksiyle.

Antalya otobüsüne 200 lira verdik.

Taksiye git gel için 240 lira!

Taksici neydi bu durumda?

*

“Abicim akaryakıt derim susarım” dedi taksici. “Sen anla işte gerisini” diye ekledi.

Akaryakıtı piyasaya sürenler neydi bu durumda?

*

Urfalı abi ne diyordu?

Elektrik…

Doğalgaz…

Hayat pahalılığı…

Yani yanmış daha, yangın geliyor.

Mutfakta yangın var!”

*

Ankara’nın büyüklü küçüklü egemenleri, hazineden geçinmelileri, senelerdir fatura derdi, geçim derdi olmadan yaşayan tuzukuruları, bu ekonominin kitabını Urfalı abi kadar okumuş değil miydi?

 

 



ARŞİV YAZILAR