İhsan  Toksöz | ŞİNASİ DEVELİ KENT ÖDÜLÜ SEMİHİ VURAL’A VERİLDİ | Güney Gazetesi Mersin
İhsan  Toksöz

ŞİNASİ DEVELİ KENT ÖDÜLÜ SEMİHİ VURAL’A VERİLDİ


Semihi Vural, Dr. Ayşe Vural ile evlenip Mersin’e 1976 yılında geldi. İyi ki geldi. Bugün, duayen bir sivil toplum gönüllüsü olarak ve yazdığı sayısı 20’yi aşan kitaplarıyla kentin kültür dağarına yaptığı katkılarla - her zaman onu destekleyen ve arkasında duran eşi Ayşe Vural ile birlikte - kentin kültür elçileri olarak selamlıyoruz kendilerini.

Ben de Mersin’e 1979 yılında geldim. 1980’lerin başlarından beri tanışıyoruz Semihi Vural ile. Hep kültür ve sanatla iç içedir kendisi. Uzun süre iç mimar olarak çalışmış, bir dönem mobilya tasarımı ve üretimi ile de iştigal etmiştir. Ofisi her zaman sanatçıların buluşma yeri olmuştur.

1986 yılında Toros Üniversitesi kurucusu Ali Özveren ile Taş Bina’nın karşısındaki SSK İş Hanı’nın bodrum katında Mersin’in ilk sanat galerisini açarlar. Ardından 1988 yılında “Mersin’in tarihi Yapıları” Sokak Sergisi projesi ile - sonradan tutkuya dönüşecek - kültür yolculuğu artık başlamıştır Vural’ın. Bu proje ile bir dernek kurulması fikri oluşur ve bu düşünceden 1989 yılında kurucu üye - kurucu başkanı olduğu “İçel Sanat Kulübü” doğar. Son 35 yıldır doğurgan “Ana Tanrıça Kybele” olarak kentin kültür yaşamında imzası bulunan bu dernek, süreç içinde daha birçok kültür sanat kuruluşu ve derneğine hamilik yapacak, taşıyıcı anne olacaktır.  

Kent entelijansiyası artık kentin geçmişini aramakta, kökenlerini sorgulamakta, kentin geleceğe döşenecek kültür yollarını kurgulamak için çalışmaktadır.

1990 yılında, uzun yıllar atıl olarak kapalı tutulan Mersin Halkevi’nin restorasyonu için “Kültür Merkezi Derneği” kurulur. Kurucu üyelerden biri ve kurucu başkan yine Semihi Vural’dır. Binanın bir tiyatro olarak kullanılması için Ankara’ya giden heyette Semihi Vural vardır. 1990 yılında dönemin Devlet Opera ve Bale Genel Müdürü ’Erol Gömürgen’in Mersin’i ziyaretinde Mersin’de Devlet Opera Balesi (MDOB) kurulması kararlaştırılır. Kuruluş 1992 yılında gerçekleştirilir; 1993’de kadrolar Mersin’e yerleşir ve Opera Mersin halkıyla kucaklaşır.

Sonradan yazdığı ilk kitabıyla Vural, Halkevi binasının öyküsünü bizlere anlatacaktır.

Bu arada Mersin Üniversitesi kurulmuş (1992) ve ilk açılan “Güzel Sanatlar Fakültesi” 20 öğrenci ile 1993-1994 yılında eğitime başlamıştır. Semihi Vural bir dilekçe vererek Mobilya ve İç Mekân Tasarımı konusunda ders vermek istediğini bildirir. “Gülnar Mobilya ve iç Mekân Tasarımı Yüksek Okulu” açılır ve Vural 2002 yılında emekli olana kadar bu okulda dersler verir.

1999 yılında açılan “Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi”nin proje yönetmenidir.

2002 yılında kurulan “Mersin Uluslararası Müzik Festivali”nin de kurucu üyeleri arasında yer alır Semihi Vural. İlk altı yılı “Mersin Kültür Merkezi Derneği” (2004 yılından itibaren Mersin Kültür Sanat Derneği) çatısı altında sürdürülen festival 2007. yılında Avrupa Festivaller Birliği (EFA) üyesi olur. 2008 yılından itibaren “Sanat Etkinlikleri Derneği” tarafından yürütülen festival bu yıl 23. yılını idrak edecektir.  

Kent kültür ve sanat tarihine olan ilgisinin ilk ürünü olan araştırma kitabı “Halkevi” 2007 yılında yayınlanır. Sonrasında sırayla; “Masalını Boyayan Ressam - Doğan Akça” (2008) (Meriç Alkan’la birlikte), “Asırlık Sağlık Çınarı - Mersin Devlet Hastanesi” (2009) ve “Huğdan Gökdelene Mersin” (2011) kitapları yayınlanır. Her yıl bir kitap…

İlgiyle izliyordum kendisini. Yıl 2012. Bir gün bana son hazırladığı kitabından bahsetti. Uzun yıllardır elinde bekliyormuş kitap dosyası: “Tarihin ve Doğanın Gizemli Dünyası: Kanlıdivane / Kanytellis” Hep böyle tanımlayıcı-betimsel isimler koyar kitaplarına. Arkeologluk damarlarım kabardı birden. “Bu kitaba ben bir göz atabilir miyim?” dedim. Bu benim Vural ile çalışmaya başlamanın miladı oldu. 

Kitap iki yıl gecikmeyle 2014 yılında basıldı. 

O ne kadar üretkense ben de o kadar ilgiliydim. Güzel bir keşif ve araştırma ekibimiz vardı Vural’ın rehberliğinde. Ben, Mehmet Toker, rahmetli Tuncer Özmen… Onlarca çevre gezisi yaptık kâh Toroslarda, kâh Anamur’da, Mut’ta, yaylalarda…

Çok hazırlıklıydı kendisi. Bazılarının ön editörlüğü yapılmış, son baskıya hazırlanacak, onlarca kitap dosyası vardı. Keyifli bir maratona başladık birlikte. Ben ve yardımcı editör dostlarla 2022 yılına kadar on yılda 15 kitap çıktı ortaya. Benim editörlüğümün dışındaki 6 kitabıyla birlikte hepsi Mersin ve bölgemizle ilgili toplamda tam 21 kitabı yayınlandı bugüne kadar.

Tam listeyi aşağıda veriyorum:

2007  “Mersin Halkevi - Mersin Kültür Merkezi” 

2008  “Masalını Boyayan Ressam - Doğan Akça”  (Meriç Alkan’la birlikte)

2009  “Asırlık Sağlık Çınarı - Mersin Devlet Hastanesi”

2011  “Huğdan Gökdelene Mersin”

2012  “Tarihin ve Doğanın Gizemli Dünyası - Kanlıdivane” 

2013  “Kayıp Zamanların Beşiği - Prehistorik Mersin: Yumuktepe” 

2015  “Pamuğun Çocuğu Mersin ve Mersin İskeleleri”  (İkinci Baskı: 2017)

2016  “Atatürk Mersin’de” (İkinci Baskı: 2023)

2016  “Anadolu’nun Kapısı Tarsus - Gülek Boğazı” 

2016  “Tarihte Mersin Kadınları” 

2016  “Kırk Kırık Çizgi - Siren Yılmazer” 

2016  “Soli Pompeiopolis - Viranşehir / Mezitli” 

2017  “Ben Nevit Kodallı - Mersin Yazıları”

2018  “Mersin Antik Kilikya Limanları” (Meriç Alkan’la birlikte)

2018  “Mersin Antik Kilikya Öyküleri”

2018  “Mesudiye”

2018  “Tuz Deposundan Günümüze Akkahve”

2021  “Mersin’in Belleği - Şinasi Develi”

2021  “Korykos  / Kızkalesi ve Yakın Çevre Örenleri”

2021  “Anamur’dan Tarsus’a Selçuklu ve Karamanoğlu Eserleri”

2022  “100.Yılında Mersin / Fransız İşgali”

Burada duyurmak isterim. Bugün masamda, birlikte çalıştığımız, yine değinilmemiş konular içeren, basıma hazır 3 kitabı var Semihi Vural’ın.

Keyifle okunan, bilgilendirici ve bu konularda çalışacak yeni araştırmacılara ufuklar açacak 3 yeni kitap:

2024  “Meryemlik - İlahî Bir aşkın Kadını, Silifkeli İlk Azize: Aya Tekla”

2024  “Evliya Çelebi’nin İzinde: Taşeli -İçel -Adana Yolculuğu (1671-2024)

2024  “2000 Yıllık Liman Kenti: Zephyrion”

Bu kitapları görücüye çıkarıyorum. İlgilenecek yerel yönetimler, kent kurum kuruluşları kitapların basımı için lütfen Semihi Vural ile temas kursunlar.

Yetmedi.  Bir bilgi kırıntısını da kulağınıza fısıldayayım: Semihi Vural şu günlerde yeni bir kitap üzerinde çalışıyor. “Kraliçe Aba”. Bekleyiniz.

Semihi Vural ilginç bir araştırmacı yazar. Yaşadığı Mersin’in içinde bulunduğu antik Kilikya bölgesi, özel ilgi alanındadır. Öğrendiklerini, bildiklerini doğrulamak için yörede yoğun araştırma ve keşif gezilerine çıkar. Bununla da yetinmez; yurt dışında da gezilere katılır, yazdıklarının bizzat denetçisi olur. Örneğin; 2500 yıl önce Herodot’un bahsettiği, Persepolis kentinin saray kabul salonunun duvarlarında yüksek kabartma olarak betimlenen, sunuya gelen halklar arasında bulunan Kilikyalıların kıyafetlerini ve silahlarını görmek, Kilikya insanının bir yaşam kesitini bizzat gözlemleyerek bizlere aktarmak için, 2015 yılında bir grup gezisine katılarak İran’a gitmiştir.

Son olarak; izin veriniz, tanıdığım kadarıyla Semihi Vural’ı sizlere birkaç cümle ile ben anlatayım

Birçok kitabında keyifle birlikte çalışma fırsatı bulduğum Semihi Vural kimdir?

Semihi Vural bizlere geçmiş zaman hikâyeleri, anıları anlatan Kilikyalı bir seyyahtır.

O, kültür denizinin derinliklerinde avcılık yapan, ne takılırsa ağına, zıpkınına, oltasına biriktiren

bir dalgıçtır.

O, Toroslar’da zirvelerden süzülerek aşağılara inerken tepelerin, kayalıkların, ormanların, akarsuların, yerleşimlerin, ören yerlerinin, ovalıkların görüntülerini beynine nakşeden keskin gözlü bir kartaldır.

O, insanların geçtiği, izler bıraktığı, yaşadığı yerlerden güzel kokulu dağ bitkileri, çiçekleri devşirircesine, bilgiler derleyen bir otacıdır. Kitaplarında verdiği geçmiş zaman reçeteleri beyni çalıştırır, hafıza kaybını önler. 

O, sahip olduğu özgün yazı tarzıyla tüm arşivindekileri dünden bugüne sıçramalar yaparak, pencereler açarak o kadar güzel şekilde bir araya getirerek sunar ki, her araştırma-derleme kitabı ile bir “kırkyama” ustasıdır. 

O, kent tarihi araştırmacılarının öncüsü rahmetli Şinasi Develi’nin devrettiği bayrağı teslim alarak kentimizi, bölgemizi somut, soyut değerleriyle bizlere tanıtan bir kültür insanıdır.

Şinasi Develi Kent Ödülü’nün bu yıl kendisine verilmesi çok isabetli olmuştur.

Yazdıklarıyla, yaptıklarıyla bir büyük alkışı hak ediyor Semihi Vural.

Mersin ona minnettardır.



ARŞİV YAZILAR