Necdet  Canaran | “YARAMIZDA” KALSIN | Güney Gazetesi Mersin
Necdet  Canaran

“YARAMIZDA” KALSIN


Siyasetçilerin şurup tadında seçim sloganlarını “eğitici” ve bir hayli “eğlendirici” buluyorum. Neşem tazeleniyor.

Geçenlerde, esmer bir akşam vakti, balkonda oturmuş bir yandan caddeden geçen araçları sayıyor bir yandan kadehe üzüm suyu dolduruyordum. Bir kadeh, bir daha derken Mersin Büyükşehir Belediye Başkanının giydirilmiş seçim aracı caddede tırıs pırıs belirdi, şöyle bağırdı: 

“Vahap Seçer, Mersin Geçer.”

Şurup tadında.

 

*

 

Birkaç dakika sonra Cumhur İttifakı Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Serdar Soydan’ın giydirilmiş seçim aracı alelacele bağırarak takip etti.

Yine şurup tadında: Var mısın?

 

*

 

Ne yalan söyleyeyim, Vahap Bey’in sloganını zorlama, sevimsiz hatta itici buldum.

Serdar Bey’in sloganı ise Descartes’in önermesini hatırlattı bana:

“Düşünüyorum, öyleyse varım.”

 

*

 

Cumhur İttifakı belediyelerinin “kamu düzeni” bahanesiyle keyfi alkol yasaklarını okuyup izledikçe  “Öyleyse yokum” diyesim geldi peşinen. Gelgelelim Soydan’ın ne düşündüğünü bilmediğimden diyemiyorum an itibariyle.

Şuraya üç soru bırakayım, olur a Serdar aday yanıtlarsa bahtiyar olurum, mesut bahtiyar.

“Seçer’in yerine seçilirseniz, sahildeki belediye işletmelerini özelleştirecek misiniz?” Bir.

“Belediye işletmelerinde alkollü içki satışını yasaklayacak mısınız?” İki.

Ben kimsenin inancına, ibadetine, dinine, mezhebine, giyimine kuşamına, tercihine karışmıyorum, bunu ilkellik sayarım bu çağda.

“Var mısın?” diye sorup duran Serdar aday, ya sen!

“Kimsenin yaşam tarzına karışmayacağına var mısın?” Bu da üç.

 

*

 

Serdar aday yanıt düşünedursun, müsaadenizle üzüm suyu kadehimi “Vahap Seçer, Mersin Geçer” sloganının mucidine kaldırayım.

Şurup tadındaki sloganda:

Özne var, zamir yok.

Özne var, sıfat yok.

Özne var, ünlem yok.

Özne var, soru yok.

Neresinden bakarsanız bakın melodi yanlış, dans yanlış.

Oysa zamirdir, sıfattır, ünlemdir, sorudur “NE.”

Sizin oralarda NE var NE yok kardeş?

 

*

 

Şimdi isterseniz “Mana şairin karnındadır” özdeyişini tartışmaya devam edebiliriz.

Ve/veya Dağlarca’nın “Üzümle Erik” dizesi hakkında fikir yürütebiliriz:

“Bilseydi sevinirdi

Asma’yla Dal

Ta nerelerde

Başlarının döndüğünü.”

 

 

*

 

Bitirirken…

Bulamazsın benim gibi seveni Tülay.

Bahsetme kimselere, “yaramızda” kalsın. Şu sıralar benim için “Hiçbir şeyi beğenmiyor” diyorlar.



ARŞİV YAZILAR