İlkay  Adalıoğlu

İlkay  Adalıoğlu

COVID-19’DAN DA AYRIMCILIK ÇIKTI


Pandemi yani küresel salgınla nerdeyse tüm dünyanın başı dertteyken başka bir konu üzerine yazmak ne mümkün? Gözümüzle göremediğimiz bir virüs tüm hayatımızı değiştirdi. Aralarında çok saygın isimlerin de bulunduğu onlarca hekim, haftalardır insanları bilinçlendirmeye çalışırken tutup hastalık üzerine kelam etmeye çalışmak hadsizlik olur. Market çalışanından, şoföre, komşudan bahçıvana kadar herkes Serdar Savaş, Oytun Erbaş havasında brifingler vermeye başladı.

 

Millet maskeleri, sirkeleri, suyu sabunu konuşadursun günlerdir ortalarda görünmeyen partili Cumhurbaşkanı dün akşam saatlerinde arz-ı endam etti. Tüm ayrıntılarıyla dikkat kesildiğim konuşma, Sn. Cumhurbaşkanı’nın pek haz etmediği Çankaya Köşkü’nde düzenlendi. Bir Ulusa Sesleniş veya cuma hutbesi havasındaki birleşimde, Türk Tabipler Birliği ile Türk Eczacılar Birliği yoktu. Yani Konu KORONAVİRÜS iken konunun tam muhataplarının çağırılmaması açıkçası bana ‘Koronadan da ayrımcılık çıktı’ dedirtti. Kaldı ki Türk Tabipler Birliği sadece bir sivil toplum örgütü değil. Tıpkı barolar gibi TTB’ne üye olmayan bir hekim, reçete yazma yetkisine bile sahip değildir. Aynı şekilde Türk Eczacılar Birliği’nin tüzel kişilik özelliklerinde olduğu üzere. Yani TTB ve TEB bir taraftan STK bir taraftan ise meslek birliği özelliğinde. Zaten toplum dilim dilim bu denli ayrışmışken; ortak değerlerimiz, acılarımız, sevinçlerimiz, özel günlerimiz yani bizi birleştiren çok çok az unsur kalmışken; TBMM aksesuara dönüşmüş, Cumhurbaşkanı bile partiliyken ayrıştırma politikasının geldiği nokta hayretlere düşürdü. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, sırf bu yapıları sosyal demokrat gördüğü için alakasız örgütleri bile seslenişine çağırırken konunun tam ilgililerini yine göz ardı etmiş oldu.

 

Konuşmasının bir yerlerinde tam olarak şu ifadelere yer verdi: ‘Koronavirüs nedeniyle ellerini ovuşturan, bu virüsün ülkemizi esir almasını bekleyen MUHTERİSLERE bu fırsatı vermedik, vermeyeceğiz.’ Kim bu muhterisler çok merak ettim doğrusu? Hemen bu cümlenin ardından ‘Bu hastalığın gelmesini CHP sağladı, istedi’ deseydi de şaşırmazdım doğrusu. Virüsün ülkemize geldiği ilk günlerde bazı ruh hastaları da ‘Hastalığı Eren Erdem getirdi’ demişlerdi ya? Aynı bakış açısı, aynı sığlık, aynı kafa…

 

Ve MUHTERİS saptamasından sonra şunları kaydetti: ‘Böylesi vakitlerde birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerekiyor’.  Peki birlik ve beraberlik için, sizin birlik ve beraberliği gözeten bir konumda olmanız gerekmiyor mu? Böylesi küresel bir salgının ayrımcılık politikasına alet edilmemesi gerekmiyor mu? Konunun tam ilgililerinin bu toplantıya dahil edilmesi lazım değil miydi?

Burdan anlaşıldı ki arkadaşlar, koronadan da ayrımcılık çıktı. Bölücülük ve cehalet politikasının Covid-19’dan daha tehlikeli olduğu anlaşıldı. İktidar bileşenlerinin endişe ve korkularının ne denli büyük olduğu görüldü. Küresel salgını bile tehdit unsuru görebildikleri ortaya çıktı.

 

Günlerdir beklenen bu toplantıdan ayrımcılık, dışlama, suçlama ve teolojik bakış açısı dışında ne mi çıktı? Ellerimizi yıkayacakmışız, yaşlılar evden çıkmamalıymış, şu ana kadar süper önlemler almışız, her yer kapanırken isteyen evde, isteyen camide namaz kılabilirmiş veeeee en önemlisi tatil vergisi ötelenmiş. Gerçekten içimiz çok rahatladı, derin bir ohhh çektik! Tatil vergisi ertelendi ya virüs mirüs kalmaz artık gönül rahatlığıyla karantinaya girebiliriz.  



ARŞİV YAZILAR