Prof. Dr. İhsan  Kamalak | Siyasetteki BEN Dili, Tek Kişi | Güney Gazetesi Mersin
Prof. Dr. İhsan  Kamalak

Siyasetteki BEN Dili, Tek Kişi


Sadece siyasetçilerin değil sivil toplum kuruluşları dediğimiz çeşitli dernek başkanlarının da konuşurken ‘ben yaptım’, ‘benim örgütüm’, ‘benim başarım’ gibi kullandıkları ifadeler, aslında Türkiye’de siyasetin sorunlu olmasının bir göstergesi olduğunu ileri sürebiliriz. Buna, çok da üzerinde düşünmeden, BEN dili dedim. Sanki her şeyi tek başlarına yapıyorlar, bütün sistem onlar üzerine kurulmuş, onlar olmazsa sistem çöker havasındalar. Bazıları bu havaya kendini kaptırıp bağımsız aday bile oluyorlar. 31 Mart’ta saatler 21.00’i gösterirken durumlarını görecekler.

Siyasetteki bu BEN dili, siyasetin işleyişinin sorunlu yönlerine ilişkin veri sunuyor bize. BEN’e vurgu, aslında eleştirdiğimiz (cumhur)başkanlık sisteminin, yönetmeyi tek kişiye indirgemesinin yansımasıdır. Bir kişi karar verir. Her şeyi bir kişi belirler, onun istemediği bir şey olmaz. Yakın çevresi (buna takımı diyebiliriz) bir konu üzerinde lider hariç uzlaşsa da, lider farklı düşündüğü için uzlaşılan o karar uygulanmaz. Oysa takımın aldığı kararı uygulaması gerekir.

Lider takımının aldığı kararı, kendisi farklı düşünse de uygulamalıdır. Bir kişi, bütün seçenekleri göz önüne alamaz. Takım, bir zamanların popüler ifadesi ile, beyin fırtınası ile çok farklı görüşleri tartarak bir sonuca karara varmıştır. Bir kişi farklı kesimlerle iletişim kuramaz. Bir kişi farklı kaygıları hissedemez. BEN dilinin çıkardığı bir kişi, daha çok ve daha derin hatalar yapılmasına zemin hazırlar. Sonuç, bugün Türkiye’nin yaşadığı ekonomik ve siyasal koşullar oluyor.

Bir kişi değil de, bir takım karar aldığında da sorunlar çıkabilir ama herhalde bugün Türkiye’deki kadar derin olmazdı. Başkanlık sistemindeki bu kısa deneyimi, tek yönetimine karşı çıktığımıza göre, göz önüne alıp, BEN dilini ve tek kişi yönetimini her alanda dışlamamız gerekiyor iye düşünüyorum. Uzun dönemli olarak Türkiye’de çözmemiz gereken sorunlardan biri budur.

BEN dili, Türkiye’deki sorunların hem nedeni hem de sonucudur. Bu sorundan kurtulmak için, bir kişinin yönetiminin göstergesi olan BEN dilinden BİZ’e geçemediğimiz için, takım yönetimi ortaya çıkmıyor. Takım ile, bir grupta herkesin karar alınırken sözünün dinlenilmesini, takımın birlikte karar almasını ve liderin / sözcünün bunu dile getirmesini kastediyorum. Takımı oluşturan herkes değerli olmuş olur. Farklı kaygılar, düşünceler tartışılmasına olanak doğar.

Oysa siyasette işleyiş, hem de her alanda bir kişi üzerine. Kendilerine değer verilmediğini, sözlerinin ciddiye alınmadığını düşünenler gruptan ayrılınca veya dışlanınca, ayakları kaydırılınca, liderin çevresinde emir bekleyen askerler kalıyorlar. Liderin çevresinde kalanlar, liderin yaptıklarını öven bir gruptan oluşuyor. ‘Çok iyi bir karar verdiniz’, ‘çok iyi konuştunuz’ ifadelerini duymaya başlayan liderimiz kendini çok özel hissetmeye başlar. Güç zehirlenmesi başlar. Bu arada eleştirenler, ötekileştirilir. Eleştirenler-farklı düşünenler, karşı taraftan olarak gösterilir. Sonuç, bir kişi üzerine kurulan bir siyaset oluyor.

Siyasetteki bu BEN dilini uzun zamandır, ‘başkanım’ kelimesi üzerinden eleştiriyorum. Yerelde, tek kişi dilini / yönetimini belediye başkanları özelinde çok daha somut görsek de, başta da belirttiğim gibi, çok dernekte de gördüğümüz bir durumdur. Belediye yönetiminde, karar veren başkan, tek kişi, olunca, belediye meclisi de anlam ve önemini yitiriyor.

Bu yüzden olsa gerek ki, bu ‘başkanım’ kelimesini hiç sevmedim. Birine başkanım diye hitap ettiğinizde, kendini herkesten üstün, makamları lütuf gibi dağıtabildiğini, çok iyi kararlar verebildiğini, kısaca her şeye muktedir görmeye başlıyor. Bu yüzden bir belediye başkanına ‘başkanım’ diye hitap ederken, içim sızlar, rahatsız olurum.

Aklınıza ‘bu durumdan nasıl kurtulabiliriz?’ diye bir soru gelebilir. Maalesef tam yanıtını ben de tam olarak bilmiyorum. Ancak bu sorunun çözümünün, uzun dönemde sağlanabileceğini düşünüyorum. Siyasal kültürün sorgulanması gerekir. Eğitimin-sosyal medyanın ulaştığı düzey, günümüzde BEN değil BİZ dilini geliştiren siyasetçilere, partilere avantaj sağlayacağını da düşünüyorum.



ARŞİV YAZILAR