Türkiye ve gündem
İlginç bir ülke olduk. Her günümüz, her sabaha yeni bir yâda birkaç gündem ile uyanıyoruz. Başka bir ülkede bu kadar gündem var mı? Yâda gündem olabilecek olaylar yaşanıyor mu? Bakıyoruz, inceliyoruz; Yok öyle bir şey.
Öncelikli gündemimiz, yani her sabahın ilk gündemi mutlaka İBB ve Ekrem İmamoğlu. Bu durum 5-6 aydır hiç şaşmadı. Diğer belediyeler de var, ancak başat gündem İBB ve Ekrem İmamoğlu. Nihayet yüksek lisans diploması da iptal edildi. Operasyonlar belediyelerin dışına taştı, aile fertleri de gözaltına alınıyor. Ne kadar sürer bilmiyoruz, ancak, ne kadar doğru olduğu konusu ciddi tartışmaya açıktır.
*
Asker ölümleri ciddi gündem. Çatışmasızlık döneminde bu ölümlerin olması toplum nezdinde ciddi tartışılıyor, nedenleri sorgulanıyor. Özellikle İskenderun’da çoklu organ yetmezliği nedeniyle 2 askerin ölümü ciddi bir ihmalin olduğunu ortaya koyuyor.
*
Yangınlara rağmen Ekrem İmamoğlu ve İBB’nin, CHP’li belediyelerin gündemdeki yerini koruması ise tamamen siyasi kaygılarla izah edilebilecek bir durum. Ülkede orman kalmadı, yangın söndürme çabaları büyük oranda yetersiz kaldı. Geçtiğimiz yıllarda PKK eylemleri olarak değerlendirilen yangınların bu yıl iklim değişikliği ve küresel ısınma, aşırı sıcaklardan kaynaklı olduğu yönünde ortak bir fikir birliği yarattı. Ancak, bireysel müdahalelerin olduğu da bir gerçek. Bursa’da yakalanan meczup gibi örnekler var.
Bugünlerde yandık, ancak önümüzdeki yıllarda da yanmamamız için ciddi tedbirlerin şimdiden alınması şart. Çünkü, bu konuda yeterli sebeplerimiz var.
*
Ekonomi konusunu hiç konuşmuyoruz, çünkü başka gündemlerle meşgul ediliyoruz. Asgari ücret, memur ve emekli maaşları konusu, çarşı pazardaki yangın hali, yaşamamız gereken bir durummuş gibi hayatımızın bir parçasıymış gibi seyir halinde yol yürüyüşünü sürdürüyor. Enflasyon, hayat pahalılığı, alım gücünün düşmesi, istihdam konusu bu yürüyüşün ana unsurları.
Toparlanır mı?
Mümkün elbette. Çözüm yada barış süreci dediğimiz süreç tam anlamıyla rayında yürüdüğü takdirde ekonomide de ciddi düzelmelerin olduğuna tanıklık ederiz. Tasarruf tedbirlerinin doğru kullanımı, olduğunda yıl sonuna kadar kısmen iyileşmelerin olduğunu hissederiz diye düşünüyorum.
