Necdet Canaran

Nokta


“Ad ada benzer…

Yer yere benzer…

Er ere benzer…

Kişi kişiye, dişi dişiye benzer…

Masal söyleriz, kimse alınmaya!

Dilimiz sürçer, adınız geçer, kimse darılmaya!”

Böyle buyurmuş gülmece yazarımız, söz ustası Aziz Nesin, “Beklenen Kişi” adlı öyküsüne başlamadan önce.

Ben de öyle diyorum. Dünya küçük ne de olsa!

Kişi kişiye, dişi dişiye benzer… Kimse alınmaya.

Dilimiz sürçer, adınız geçer, kimse darılmaya!

*

Nefesi kuvvetli, dili keskin politikacı CHP'nin İmralı'ya gitmeme kararını sosyal medya hesabından eleştirmiş.

“Ana muhalefet partisi DEM Parti'dir. Nokta.” ifadesini kullanmış.

Çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından yaptığı paylaşımı silmiş.

Neyse ki dijital dünyada hiçbir şey kaybolmuyor!

*

Anekdotla başladık.

Yol aldık.

Şimdi lafı gemici düğümüyle iskeleye bağlama, demir atma zamanı.

Temel Kaptan, teknesini karaya oturtunca sormuşlar:

-Kaptan ne oldu?

-Deniz bitti, demiş Temel.

Milyonların ve de parti tabanının sesine kulak veren CHP’nin aldığı karar sonrası İmralı’ya gitme dosyası kapandı, bitti gibi. En azından CHP açısından.

*

E, sonra!

Sonrası şöyle:

Nüktedanlığıyla ünlü Meşrutiyet dönemi şairi Süleyman Nazif, Bağdat Valisi iken Ordu Komutanlığından şu telgrafı almış:

- 100 bin okka şeker, 500 bin okka un ve 10 bin okka çay temin edip acele gönderiniz!

Süleyman Nazif, cevaben şu telgrafı çekmiş:

- Çin İmparatoruna çekilmesi lazım gelen telgrafınız, sehven vilayetimize gelmiştir.

*

Neyse ki dijital dünyada hiçbir şey kaybolmuyor!

“Ana muhalefet partisi DEM Parti'dir. Nokta.” diyen nefesi kuvvetli, dili keskin politikacının bile isteye çektiği, sonrasında ‘sehven’ niyetine sildiği telgraf okunmuştur; cümle sonunda koyduğu noktalama işareti hayırlı, uğurlu olsun; ne muradı varsa görsün!

Hikâye bitti.

Bu kadar yeter. Malum ya, gazetecilik. Daha gidilecek yerler var. Bu sebepten noktalama işaretleriyle dolu kırk satırlık yazımın sonuna nokta bırakıyorum.

Nokta.



ARŞİV YAZILAR