Naci Sapan

CHP-İmralı-Kürtler


Kendimi bildim bileli, işin uzmanları, siyaset erbabı şahsiyetler, siyasetin uzun soluklu olduğunu söylerler.

Bazen ‘bitti’ denilen anlarda başlayıp, uzun devam eder, bazen ‘bitmez, böyle devam eder’ denilen anlarda bir de bakmışsınız ki bitmiş. Partiler anılmaz, lider ve kadroları hatırlanmaz olmuş. Türkiye siyaset arenasında, yakın tarihlerde bu tür durumlara tanıklığımız oldu.

Şimdilerde sohbet sırasında bir önceki iktidarlarla ilgili konuşurken dahi zamanında çok popüler olan isimleri hatırlamakta güçlük çekiyoruz.

En uzun soluklu parti CHP, ardından MHP, DEM ve öncesi partiler, iktidar olarak da en güçlü ve devamlılık yaratan AK partiyi hep birlikte anmak gerekiyor.
Neden?
Kürt meselesi gibi önemli meselenin çözümü konusunda parlamento çatısı altında ciddi risk aldılar. Her ne kadar CHP’ye karşı İmralı’ya gitmediği için kızanlar olduysa da, ilk kızgınlık anıydı. Zaman ilerledikçe kızgınlığın dozunun düşeceğini şimdiden görebiliyoruz.

Gitmemenin sürece engel bir durum olmadığını konuşmak lazım. Elbette ki çok önemli bir meselenin çözümü ile ilgili çabalar söz konusu, bunun bertaraf olmaması lazım. Ancak, Türkiye’nin demokratikleşmesi adına yürüyen bir sürecin eksik, aksaklıklarına da mutlaka karşı çıkılması lazım, bunun için üç beş kelam etmek, toplumsal hafızaya hitap etmek, diri tutmak çözüm sürecine katkıdır. CHP’nin tam da bu noktada Demirtaş, kavala, Can Atalay, Selçuk Mızraklı gibi isimlerin durumunu sorgulaması çözüm sürecinin bir parçasıdır.

Süreç uzun, barışın herkese her kesime ihtiyacı var, herkesin de barışa ihtiyacı var. Şu an yürüyen müzakere sürecidir. Müzakere süreçlerinde her zaman gel-gitler olacaktır. Bu tür gel-gitleri taraflar sakin karşılamalı, sükunet ile yeni adımlara aralık kapı bırakmalıdır.

CHP süreci ret ya da inkar etmiyor ki, üstelik meclis komisyonundaki rolü, misyonu devam ediyor. Demokrasi güçlerinin arasında zaman zaman sıkıntılar yaşanabilir. Ama bu ömür boyu küs kalınacağı anlamına gelmiyor. Mesele karşılıklı kırıcı olmamaktır. Kaldı ki Kürt meselesinin yasal zeminde, TBMM çatısı altında çözülmesi gerektiğini savunan, bu zemine taşıyan CHP’dir.

Kuruluşun ve kurtuluşun partisinden elbette ki beklentinin dozu çok yüksektir. Türkiye’nin Kürt meselesinin çözümü ve ülkenin demokratikleşmesi yönünde atılacak adımların önemli kilometre taşının Cumhuriyet Halk Partisi olduğu gerçeğini gözden kaçırmamak gerekiyor.



ARŞİV YAZILAR