İlkay Adalıoğlu

Bir Zafer Hikâyesi


Yandaşı, candaşı, her türlüsü… Televizyondan haber edinme alışkanlığımı bıraktım. Sözüm ona ‘kanaat önderleri!’ kendi mahallesinde, konforlu alanında ahkam kesip duruyor.

Üstüne bir de ‘çubuklu bay her şeyi bilenler!’ türedi, tartışma programları tekmili birden katlanılamaz hale geldi. Zaten bağımsız yayın yapabilen de kalmadı. Baksanıza Tele1’e kayyım bile atandı.

 

Neyse ki teknoloji, ulaşılması zor kaynakları elimize verdi. Cep telefonundan kimi istersek takip edebiliyoruz.

 

YouTube okyanusu ise sayısız isimle dolu.

Ayrıştığım ve kesiştiğim noktalara rağmen yurt dışından içerik üreten Erk Acarer, Can Dündar, Ahmet Nesin’i dinliyorum. İçerde ise Yılmaz Özdil, Hüsnü Mahalli, Can Ataklı, Barış Pehlivan, Barış Terkoğlu, Nevşin Mengü, Özlem Gürses, Emin Çapa, Murat Muratoğlu bir de yabancı basını takip ediyorum. En çok da ABD yayınlarını seviyorum. Çünkü güçlü, acımasız ve açık sözlüler.

 

Evet dünyada otokrasi yükselişte ancak başta ABD ve Avrupa basını son derece özgür.

 

Geçtiğimiz hafta New York’ta Müslüman bir sosyalist belediye başkanı seçildi.

Zohran Mandani.

Uganda asıllı ve henüz 34 yaşında.

Amerikan gazeteleri, Mandani’nin zaferi üzerine Ekrem İmamoğlu kıyaslamasını manşetlerine taşıdı.

Ve şu soruları sıraladı:

 

* Acaba Washıngton’a meydan okuyan bu siyasetçinin akıbeti de Ankara’yı defalarca sandıkta alt eden İBB Başkanı gibi mi olacak?

 

* Trump da Erdoğan gibi yıldızı parlayan genç politikacının önünü kesmenin yollarını mı arayacak?

 

* Komünist diye tanımladığı Mandani’nin finans kaynaklarını kesip iş yapamaz duruma getirmeye mi çalışacak?

 

Dünyanın görüp görebileceği en uçuk başkanı Donald Trump (bizimkilerin tabiriyle Kızıl Reis) genç rakibine savaş ilan ederek parasal kaynaklarını keseceğini açıkladı bile.

 

Otokrat kafa hep aynı çalışıyor. Ortak kullanım kılavuzları var sanırım. Veya Goebbels’i hatmetmiş olmalılar. Haklarını teslim etmeliyim ki Goebbels’in de üzerine koyarak ‘manipülasyonun tillahını’ yazıyorlar. 

 

Yakında Mandani’nin diploması yok sayılır üstüne casuslukla suçlanırsa kimse şaşırmaz herhalde!

 

New York’un taze başkanının zafer yolculuğunda fark ettim ki Erdoğan’ın İmamoğlu’na, Kızıl Reis’in de Mandani’ye bilenmesi son derece normal aslında. Bu kadar yaşlı ve bitik iken aktif enerji ile kapışıyorlar. Kentli ve eğitimli kesimin oyunu alıyorlar. Küresel etki yaratıyorlar. Karamsar, karanlık muhafazakarlığa karşı değişimin ışığını taşıyorlar.

 

Bu ışık meselesi bilhassa dikkatimi çekti. Çünkü ekranlardan günlerce takip ettiğim New York’ta umutsuzluk havası dağıldı. Gravitesi yüksek moral bulundu. Mikrofonlara konuşan insanların yüzü aydınlandı.

 

Peki ‘Müslüman sosyalist bir genç, yüzde 1 ile başladığı yarışı, yüzde elli ile bunu nasıl başardı?’ derseniz; ‘kapı kapı dolaşıp yüz yüze iletişim kurması, geniş z kuşağı ekibi ve sosyal medyayı kullanım başarısı’ yanıtını veririm.

 

Bizden 8737 km uzaktaki kentin neden beni bu kadar alakadar ettiğini merak eden olursa hemen belirteyim her şeyin birbirine zincir gibi bağlı olduğunu düşünmekle birlikte Türkiye muhalefeti için ders niteliği taşıdığını düşünüyorum.

 

Ne diyelim?

Umarım ‘Mamdani galibiyeti’ sarkacın yeniden özgürlüklerden yana ağırlık kazanmasının ilk işaretidir.



ARŞİV YAZILAR