Prof. Dr. Erkan Aktaş 

Prof. Dr. Erkan Aktaş 

Türkiye’nin ulaşım çıkmazı


2024’te 1,4 milyon trafik kazası yaşandı; ağır kazalara karışan taşıtların %31,5’i motosiklet oldu. Motosiklet sayısı 20 yılda 5 kat arttı. Yüksek vergiler, yanlış maliye politikaları ve yetersiz toplu taşıma insanları riskli tercihlere zorluyor.

Türkiye’de ulaşım artık teknik değil; can güvenliği krizidir. 2004’te 1,2 milyon olan motosiklet sayısı bugün 6,1 milyonu aşmış durumda. Bu olağanüstü artış, trafik güvenliğini sarsan temel etkenlerden biridir.

2024’te 1 milyon 444 bin trafik kazası meydana geldi. Bunların 266 bini ölümlü/yaralanmalı kazaydı. Ağır kazaların %31,5’i motosikletle, ölümlerin %19,3’ü motosikletlilerle gerçekleşti. Bugün trafikte ölen her beş kişiden biri motosikletli.

 

Yoksulluk ve Yanlış Politikalar Ulaşım Tercihini Belirliyor

 

Bu tablo bireysel hatalarla açıklanamaz. Artan yoksulluk, bozulan gelir dağılımı ve araçlardaki ağır vergiler, insanları daha ucuz ama daha tehlikeli olan motosiklete yöneltiyor. Otomobil lüks hâline geldi; vatandaş ekonomik zorunlulukla riskli tercihlere itiliyor.

 

Yanlış Yatırım Politikalarının Bedeli

 

Bugünkü tablo, Türkiye’nin yıllardır güvenli raylı sistemlere değil otoyollara kaynak aktarmasının sonucudur. Raylı sistemin zayıf olduğu kentlerde trafik sıkışır, risk artar ve insanlar mecburen motosiklete yönelir. Gelişmiş ülkeler raylı sistemi merkeze alırken Türkiye karayoluna bağımlı kalmaya devam ediyor.

 

Fiskal Politikalar Riski Büyütüyor

 

Yüksek ÖTV ve KDV, otomobil sahibi olmayı milyonlar için imkânsız kılıyor; vergi sistemi farkında olmadan vatandaşı motosiklete yönlendirerek tehlikeli bir dışsallık yaratıyor. Akaryakıttaki ağır vergiler de motosiklet kullanımını artırıp ölümlerle geri dönüyor.

 

Yerel Yönetimler ve Merkeze Açık Uyarı

 

Ulaşımda başarı hikâyesi anlatan yöneticiler gerçeği görmek zorunda: Ulaşımda çok kötüyüz. İnsanlar ölüyor, aileler yıkılıyor. Bu durum artık görmezden gelinemez.

 

Kent İçi Kadar Şehirler Arası YHT de Zorunluluktur

 

1.000 km’yi aşan YHT hattı Türkiye’nin nüfusuna göre çok yetersizdir. Oysa YHT güvenli, hızlı ve ekonomik bir modeldir; karayolu yoğunluğunu azaltır, kazaları düşürür, enerjide dışa bağımlılığı azaltır. Yıllardır otoyollara aktarılan kaynaklar artık YHT’ye kaydırılmalıdır.

 

Sonuç

 

Bugünkü kazalar yanlış yatırım ve maliye politikalarının, ihmal edilen toplu taşımanın sonucudur.

Türkiye yol ayrımındadır:

Ya karayolu ağırlıklı risk üreten modeli sürdüreceğiz,

ya da raylı sistem odaklı, güvenli ve çağdaş bir ulaşıma geçeceğiz.

Bu tercih teknik değil; yaşam hakkına dair bir tercihtir. Ve artık ertelenemez.



ARŞİV YAZILAR