Kral Kaybetti
Aslında başta aklımda bambaşka konular vardı. Ancak duygularım hallaç pamuğu gibi oraya buraya dağıldı. Kafayı toplayamadım. Bir dizi, maçlar ve güncele az da olsa vakit ayırdığım bir hafta geçirdim.
Bir kanalda narsizmi yeniden gündemimize alan yerli dizi, bir yanda Sözcü Tv’deki yönetim değişikliği konulu tartışma programı, spor kanalında ise voleybolcularımızın Avrupa maçları vardı.
Tartışma daha doğrusu sözüm ona kanaat önderlerinin kendilerine bakmadan habire yargı dağıtmalarından çok sıkıldım. Ekşi suratlar, çubuklu uzmanları atlayıp bir zamanlar kitabını okuyup etkilendiğim Gülseren Budayıcıoğlu eserine takıldım.
Eleştiriler, etik tartışmalar bir yana şahsen Dr. Budayıcıoğlu’nu henüz dizileri hayatımıza girmeden kitapları sayesinde tanımıştım. Madalyonun İçi’ni çok beğendiğimden ‘Kral Kaybederse’, ‘Camdaki Kız’, ‘Hayata Dön’ adlı kitaplarını da peşi sıra okudum. Ardından çoğu dizi haline getirildi. Hemen hepsi de reyting başarısı elde etti. Geçen yıl ise Kral Kaybederse flaş oyuncularla ekrana geldi. Başta azcık bakındım üç beş bölüm sonra tavsadı, bıraktım. Çünkü kitapların sinema veya dizileştirilmesine temelde itirazım var. O derinlik, detaylardaki incelikler ekrandan işlemiyor içinize. Yarım, eksik, tatsız kalıyor. Sanırım öyle bir duyguyla ilgimi kaybetti. Sonra devreye işte o oyunculuk girdi.
Kış bastırdı malum, akşamları pijama, kanepe, tv, battaniye konseptine geçiş yaptık. Geçenlerde tam o modda, kumanda elimde zaping yaparken Halit Ergenç’in gözleriyle karşılaştım. 7 veya 8. bölümde bıraktığım dizi, 20’lere gelmiş. Karakterler yaşlanmış. Kralın çöküş dönemi başlamış. Başta lüks, şatafat, alkış, ilgi bombardımanıyla yaşayan Kenan Baran’ın 30 küsür yıllık mutlak saltanatı sallanmaya başlamış. Kenan Baran gençken Halit Ergenç’i rolle bağdaştıramamıştım ancak olgunlaşmış Kenan Baran, üstüne cuk oturmuş.
Tıpkı Sultan Süleyman’ı canlandırışındaki olağanüstü oyunculuk gibi. Düşünsenize hangimizin aklına Kanuni Sultan Süleyman denince Halit Ergenç’in yüzü ve vakur duruşu gelmiyor ki?
Aktör burada da aynı sihri uyguluyor. Hayran kalmamak elde değil gerçekten. Doktorla seans sahnelerini tekrar tekrar izledim. Kenan Baran’a merhamet edeceğim hiç aklıma gelmezdi doğrusu. Çıkış, yükseliş, zirve sürecinde sayısız kadınla ilişki yaşayıp hepsini incitmiş ve bunu hiç umursamamış bir adam, şimdi yalnızlığının şokunu yaşıyordu. Normalde ‘ohh olsun!’ demem gerekirken oyunculuk gücüyle içimizi parçaladı. Böylece Halit Ergenç, dünya standartlarında bir yetenek olduğunu yine kanıtladı. Bunu yaparken de düşündürdü. Belki de ‘kendini en bilmem ne!’ sananların hayatını ve finale yürüyüşünü düşünmesi gerektiğini hatırlattı.
Son 2 bölümdeyiz... Kralın acınası sonuna geldik. İçim elvermedi zaten kızların maçı vardı. Geceyi dramdan uzak aksiyon yüklü geçirmek için spor kanallarına geçiş yaptım.
Bildiğiniz üzere voleybolda Avrupa heyecanı başladı. Dört takımla gruplarda yer alıyoruz. Eczacıbaşı, Fenerbahçe, Vakıfbank ve Zerenspor CEV’de ülkemizi temsil ediyor. Şimdilik Fenerbahçe ve Vakıfbank kayıpsız yoluna devam ederken Eczacı ve Zeren bir maçta tökezledi.
Bu konuyla ilgili yekpare bir yazı hazırlayacağım ancak ikinci karşılaşmalara geçmeden önce beliren tabloyu paylaşmak isterim. Zeren, şanssız bir şekilde dünyanın en iyi takımlarından Connegliano ile ilk maçta eşleşti. Hezimet beklenirken temsilcimiz inanılmaz mücadele ortaya koydu. Direnç ve defans o kadar üstündü ki karar setine uzadı. Güçlü rakibine 3-2 mağlup oldu. Fakat alkışı sonuna kadar hak etti.
Eczacıbaşı ise Yunan temsilcisine sürpriz şekilde yenildi. Fizik ve teknik açıdan kendisiyle eş olmayan Olimpiacos’a tie break’te boyun eğdi. Rakibi tebrik etmek lazım. Çünkü çok iyi önlem alıp tek tek oyuncularımız üzerine çalışmışlar. Ebrar’ı servislerle oyundan düşürdüler. Orta oyuncu Dana Rettke’nin son haftalardaki yükselişini durdurdular. Stysiak ise servis hataları ve bolca auta vurunca denge bozuldu. Yunan seyircisinin de etkisi yadsınamazdı. Baştan sona temsilcilerini destekleyip bize deplasmanda olduğumuzu sonuna kadar hissettirdiler.
Anlayacağınız geceyi aksiyonlu tamamlamak isterken yine bahtımıza hüzün çıktı.
