Dün, bugün ve yarın
Yeni bir yıla giriyoruz,
İnsanlar yeni bir yıla umutla girer.
Bugün maalesef umutlar yerini karamsarlığa bırakmış durumda.
Her yıl bir öncekini aratır duruma geldi.
Bu durum her sektörde olduğu gibi basın sektöründe de yaşanmakta.
Yazımın başlığındaki dün, 2000 yılların gerisinde kalan zaman.
Basın sektörü bugünkü kadar teknolojinin olanaklarından yararlanamıyordu.
Ama doğru bildiği haberleri yazmaktan da çekinmiyordu.
Başka bir söylemle editoryal özgürlüğü vardı.
Hakaret olmadığı sürece yazdığı haberden dolayı bir sıkıntı yaşamıyordu.
Gerek patronu gerekse atanmış veya seçilmiş yöneticiler tarafından sorgulanmıyordu.
Bugün geldiğimiz noktada haberci sürekli otokontrol yapmak zorunda kalıyor.
Yazılan haber veya köşe yazısının içinde bir cümle cımbızla çekilerek “halkı yanıltıcı haber yaptı” diye gözaltına alınabiliyor.
2025 yılının basın sektörü için pek de parlak geçtiğini söyleyemem.
Özellikle yerel basın için adeta kâbus yılı oldu.
Yeni yıl için ufukta bir ışık görülüyor mu derseniz pek de iyimser değilim.
Yazımı geçmişte yaşanan bir olay ve fıkrayla tamamlamak istiyorum.
Süleyman Demirel’in Başbakanlığı döneminde yaşanan bir olay:
Antalya’da bir köylü Başbakan Demirel’e küfür etti diye önce gözaltına alınır ve daha sonra tutuklanır.
Başbakan Süleyman Demirel, bu olayı duyunca Adalet Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve kendisinin avukatı Yaşar Topçu’ya “Antalya’ya git o vatandaşı hapisten çıkar. Biz ona bir kötülük yapmışız ki bize küfür etmiş. Canı yanmasa niye küfür etsin” diyerek vatandaşın hapisten çıkmasını sağlamıştır.
Bugünümüzü özetleyen bir fıkrayla yazımı tamamlamak istiyorum.
Ormanda karar almışlar. Filler toplanacak ve imha edilecek.
Bunu duyan Tilki kaçmaya başlamış.
Tilkinin kaçtığını gören Aslan “Tilki kardeş nereye kaçıyorsun” demiş.
Tilki “Ormanda karar almışlar filleri toplayacaklarmış.”
Sen fil değilsin kaçmana gerek yok.
Tilki, “Ben tilki olduğumu ispat edene kadar post elden gider, bu nedenle kaçıyorum” demiş.
İşte ben de yazdıklarımın altında bir şeyler aranmasın diye her kelimeyi yazarken kırk kere düşünüyorum.
Bu duygularla yeni yılın hukukun tarafsız işlediği ve özgürlüklerin sekteye uğramadığı bir yıl olmasını diliyorum.
