Naci Sapan

Gazetecilik ve ülkenin geleceği


Yapay zeka sayesinde herkes ‘gazeteci’ oldu! Yapay zekanın sunduğu metni kendi düşünce ve görüşü olarak algılayan bir kesim, toplum nezdinde gazetecilik taslıyor.

 

Kural yok, paragraflar arasında uyum yok, sadece uzun bir metin var. Bunlar, yapay zekanın verdiği metin üzerinde de çalışmıyor, eksikleri, fazlalıkları da düzeltemiyor. Çünkü kapasite yok.

 

Faydalansınlar, bir şey demiyorum. Kendilerinden de bir şeyler katsalar belki yaptıkları yanlışları keşfedecekler. Ancak öyle bir dertleri yok. Günü kurtarmanın peşinde onlar. Gazete kurumları ise afaki ‘basın özgürlüğü’ söylemleri ile kendini avutuyor.

&

Gerçek gazeteciler, araştıran, soruşturan, toplumsal fayda sağlamak uğruna fedakarlık yapan gazeteciler cezaevinde. Ya da görevlerini yapamıyorlar.

Bir süre daha böyle devam edecek gibi.

Ben/biz/bizler gibi gazeteciler ne yapıyor.

Mevcut durumun altında eziliyor!

Şimdilik.

&

Hatta köşe yazılarını dahi yapay zeka ile okuyucuya sunan çok sayıda ‘yazar’ peyda oldu. Günlük hayatta konuşmasına, tartışmasına tanık olmadığımız şahsiyetler, ülke meselelerini yazıyor. Yapay zeka endeksli çözümler sunuyor. Yapay zeka öngörüsü birey öngörüsünün çok önünde.

 

Kamu yararı var mı?

Aksine topu zarar.

Ülkeye zarar.

Geleceğe zarar.

&

Haber başlıkları tık almaya dönük, anlamsız içeriklerle sunuluyor. Örneğin; ‘üniversitenin hocası öldü, ismi belli oldu’ gibi başlık atıyor zevat. Normal bir ölüm, ismi belli oldu diyerek ‘faili meçhul’ bir gizem yaratmanın sorumsuzluğunu düşünmüyor. Okuyucuyu merak maratonuna sokma derdi var.

Gazetecilik ilkeleri BİK ve TIK’a endeksli artık.



ARŞİV YAZILAR