Bizi var eden kadınlar…
“8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü” kutlandı.
Yıllardır yazar dururuz, kadınlarla ilgili sorunları.
Kadın haklarından söz edilir.
Değişen bir şey var mı?
Yok.
O zaman bu aldatmaca niye?
Varın siz karar verin!
NOKTA.
*
Köşe yazılarında kadınlara övgü yağar.
Yerel yöneticiler, elde çiçek çarşı pazarda.
Kadınlar gününü kutlar.
Ağıt dökenler bile olur.
Bay Başkan’dan bakanlarımıza kadar herkes kadınlarla ilgili güzel ki güzel sözler söyler. Güzel ki güzel özlü sözler...
Gören, duyan da zanneder ki dünyanın en mutlu kadınları Türkiye’de yaşar!
Ve de en özgürleri!
Fikir özgürlüğünün olmadığı, eleştirinin bile suç sayıldığı bir ülkede, kadın ne kadar özgür olabilir ki?
Kadın erkek eşitliği özde değil hep sözdedir!
Tarihi onurla, gururla dolu Türk kadını bugün acılarla karşı karşıya.
Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurarken, Türk aydınlanmasının en başına kadın ve çocuk haklarını koymuştu.
17 Şubat 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’nu kabul etmiş böylece erkek egemen düzene son verme hamlesine girişmişti.
Aradan 100 yıl yani bir asır geçmiş ama bazıları bugün hâlâ kadını ‘2. sınıf vatandaş’ olarak görmek istiyor ve görüyor.
Bu nedenledir ki Türkiye’de kadına şiddetin sonu gelmez!
Dahası kadın cinayetlerinin ardı arkası kesilmez.
Herkes bunu çok iyi bilir ama ne yazık ki bu konuda gerekli önlemler alınmaz.
Siyasilerin kadınlarla ilgili attığı hamasi nutuklara kimse inanmasın!
Anamıza, bacımıza, yârimize dağıttıkları çiçekleri bile milletin parasıyla alıyorlar.
Saf kadınımız, anamız, bacımız zanneder ki yurdumda kadın sevgisi artmıştır.
Kadına saygı zirve yapmıştır.
Haydi canım sen de!
NOKTA.
*
Sözün ÖZÜ;
Her yıl 8 Mart’ta sergilenir bu oyun.
Oy hesabı üzerine yazılmış bir oyun!
DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca açıkladı.
Mor Dayanışma ve Kampüs Cadıları tarafından hazırlanan kadın hakları raporunu.
İyi okuyun!
“Son 12 yılda 5 bin 659 kadın; İktidarın İstanbul Sözleşmesi’ni terk ettiği 1 Temmuz 2021’den bu yana ise; 2 bin 207 kadın erkekler tarafından katledildi. Bianet Erkek Şiddeti Çetelesi verilerine göre erkekler, 2025'te en az 299 kadını ve 64 çocuğu öldürdü. 16 kadına tecavüz etti, 1168 kadını fuhuşa zorladı, 201 kadını taciz etti, 265 çocuğu istismar etti. Kadın cinayeti olarak kayda geçen 299 kadın cinayeti yanında, en az 471 kadının ölümü ‘şüpheli’ olarak kayda geçti.”
Yorum sizin!
*
Çok iyi biliyoruz ki, nüfusumuzun yarısı kadın ama kadının yalnızca adı var!
Bu gerçeği siyasette, iş dünyasında STK’larda görürsünüz!
Kadınlarımız yalnızca 8 Mart’ta anımsanmamalı.
KADINLARIMIZ; anamız, bacımız, avradımız, sevgilimiz bir gün değil 365 gün var olmalıdır.
Yaşadıkları her gün saygı ve sevgi görmelidir!
O zaman kadınlarımız için her gün 8 Mart olur.
Üstat Nazım Hikmet dizelerinde ne de güzel anlatır kadını:
“Kimi der ki kadın.
Uzun kış gecelerinde yatmak içindir.
Kimi der ki kadın
yeşil bir harman yerinde
dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir.
Kimi der ki hayalimdir,
Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran,
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek,
Ne hayal, ne vebal
O benim kollarım, bacaklarım
Yavrum, annem, kız kardeşim,
Hayat arkadaşımdır.”
Bizi var eden, toplumu var eden tüm kadınlarımıza saygı ve sevgiyle.
