Danışman ve özel kalem meselesi
Danışmanlık ve özel kalem müdürlüğü koltukları eskiden kıymetliydi. Bu makamları temsil edenlerin duruşu, devlet terbiyesi, halkla olan ilişkileri konuşulur, saygı duyulurdu. Şimdi, kimin nerede ne şekilde danışman olduğu, özel kalem müdürlüklerine yazıldığını bilmiyoruz.
Ne zaman öğreniyoruz?
Bir skandal patladığında o makamların kimlere parsellendiğini öğreniyoruz.
Daha çok belediyelerde hayat bulan bu iki makam, aynı zamanda rant aracı makamlar olarak da anılmaya başlandı.
Diyarbakır’da da bunu gördük, uygulama şekline tanıklık ettik. Kayyum zamanında belediyeler üzerinden özel kalem müdürlüğü görevi verilen 30’un üzerinde kişi, memurluk hakkı elde ederek bu görevlerini başkalarına devrettiler.
Danışmanlık meselesi de başka bir hikaye. Bakana ya da belediye başkanına en yakın kişilerden seçiliyor, sonrasında özel ilişki ağının ana kumanda merkezi olarak ranta aracılık ediyor.
Maalesef durum bu.
Danışmanlık meselesi ve özel kalem uygulaması iktidardan CHP’ye örnek kaldı. Bir önceki genel merkez yönetiminde CHP’de danışmandan geçilmiyordu. Hiçbiri de partili değildi. İliştirilmiş kişiler olarak geldiler, görevlerini yapıp geri döndüler, şimdi yoklar. Ancak, gerçek partililerin önünü kestiler. Şimdi de az da olsa danışman ve özel kalem işleri ‘patlak’ vermeye başladı.
Yazıktır, günahtır; önüne geçmek, temiz iktidara yol açmak lazım.
CHP Genel Merkezi, bu danışmanlık, özel kalem müdürlüklerini bir zahmet gözden geçirsin. Her dönem danışmanlar krizi var, bunlar partili değiller. Üniversite mezunu Partili gençler işsiz, parasız. Danışman ve özel kalemciler ise kazanç peşinde. Utanç verici bir durum. İktidara giderken temiz bir yol güzergâhı yaratılmalı.
