Prof. Dr. Erkan Aktaş 

Prof. Dr. Erkan Aktaş 

Tarımda yeterlilik: Gerçek mi, yanılsama mı?


Türkiye’de “tarımda kendi kendine yeterliyiz” söylemi sıkça dile getiriliyor. Ancak asıl mesele ne kadar ürettiğimiz değil, hangi ürünlerde yeterli olduğumuzdur.

Tarımda yeterlilik kriz dönemlerinde stratejik önem taşır. Ancak yeterlilik tek başına yeterli değildir. 2025 yılı bitkisel ürün denge tabloları Türkiye’nin homojen bir yapıya sahip olmadığını gösteriyor:

Sebzelerde yeterlilik (%108,8)

Meyvelerde yüksek oranlar (kayısı %594,9)

Tahıllarda ise kırılgan yapı (%91,1)

 

GÜÇLÜ VE ZAYIF ALANLAR

Türkiye meyve ve sebzede güçlüdür. Bu durum ihracat ve bölgesel kalkınma açısından önemlidir. Ancak bu ürünler stratejik değildir.

Asıl risk tarla ürünlerinde: buğday sınırda, mısır, arpa yetersiz, soya kritik düzeyde yetersiz. Bu ürünler gıda sisteminin, hayvancılığın ve tarımsal sanayinin temelidir.

 

PLANLAMA VE YAPISAL SORUNLAR

Tarımın temel sorunu üretim değil, örgütlenme ve planlama eksikliğidir. Kooperatifler zayıf, piyasa belirleyici, kamu yönlendirmesi sınırlı. Bu nedenle üretim büyük ölçüde kontrolsüz ilerlemektedir.

 

GIDA FİYATLARI NEDEN YÜKSEK?

Türkiye’de gıda fiyatlarının yüksekliği üretim eksikliğinden değil, yapısal sorunlardan kaynaklanmaktadır.

Özellikle et fiyatları, yem maliyetlerine, yem ise ithal girdilere (soya, mısır) bağlıdır

Yani et fiyatları büyük ölçüde dövize bağlıdır. Ayrıca işlenmiş gıdada enerji ve lojistik maliyetleri fiyatları artırmaktadır.

Sonuç: Tarım güçlü ama tüketici pahalı gıdaya erişiyor.

 

ÇÖZÜM: BÜTÜNLEŞİK YAKLAŞIM

Parçacı politikalar yeterli değildir.

Tarım, üretim–sanayi–pazar bütünlüğü içinde ele alınmalıdır.

Ayrıca kısa vadeli yaklaşımlar yerine:

Tarımın devlet politikası olarak uzun vadeli planlanması gereklidir.

 

SONUÇ: GÜÇ VAR, YÖN YOK

Türkiye: Tarımda güçlü ve küresel bir üreticidir. Tarımsal sanayide de yükselmektedir.

Ancak: Yön veren değil, uyum sağlayan bir ülkedir.

Bu nedenle: stratejik ürünlere odaklanılmalı, planlama güçlendirilmeli, tarım–sanayi entegrasyonu artırılmalı ve en önemlisi: mesele üretmek değil, doğru ürünü doğru sistemle üretmektir.

Aksi halde: Üreten ama pahalı tüketen bir ülke olmaya devam ederiz.

 

Son söz:

Kendi kendine yeterli miyiz, değil miyiz?” tartışması çoğu zaman sığ bir tartışmadır. Asıl mesele, kendi üretim modelimizi ve sistemimizi kurup kuramadığımızdır. Bugün yanlış yerden baktığımız için hem gıdayı pahalı tüketiyor hem de sağlıklı ve erişilebilir gıdaya ulaşmakta zorlanıyoruz. Sorun üretimde değil, sistemdedir. Ve bu sistem kurulmadıkça, yeterlilik tartışmaları gerçek bir çözüm üretmeyecektir.



ARŞİV YAZILAR