BİR BAŞKA BELEDİYECİLİK ÖRNEĞİ
Geçtiğimiz hafta Mersinlilerin bir konuğu vardı. Türkiye İşçi Partisi (TİP) Mersin İl Örgütü'nün düzenlediği halk toplantılarına katılan Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, alışageldik belediyecilikten oldukça farklı profil çiziyor. Önceliğinin depremle yıkılmış kenti ayağa kaldırmak olduğunu anlatırken siyasete ilişkin önemli vurguları var. Kazanlı (Akdeniz) ve Yeşiltepe (Tarsus) mahallelerindeki toplantılarda konuşan Karaçay, halkın ve bizim sorularımızı da yanıtladı. "Umutsuzluğa yer yok, yaktığımız kıvılcımı halk büyütecek" diyerek söze başlayan Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, "Halka yalan söylemeyeceğiz" şiarıyla yola koyulduklarını anlatıyor. 125 bin nüfuslu koca ilçede 42 mahallenin sadece sekizinde kanalizasyon şebekesinin olması, depremin üzerinden 3 yıldan fazla zaman geçmesine karşın halkın içme suyuna ulaşmada büyük zorluk yaşadığını söylemesi çarpıcı! "Kapitaleist düzende sosyalist belediyecilik" yapılamayacağını, ilk elden vurgulayan Karaçay, "Samandağ sosyalistlerin yönettiği bir belediyedir" diyor ve ekliyor: "Devir aldığımız belediyede çöp toplama dahil rutin hizmetler bile yapılmıyordu. İşe gelmeden maaş olan çok sayıda personel vardı. Ama biz halkımıza insancıl koşul yaratma sözü verdik. Bu uğurda önceliğimiz altyapı sorununu çözmek. Çünkü, bu aynı zamanda halk sağlığı sorunudur."
Üretici belediyecilik anlayışını yaşama geçirmeye başladıklarını anlatan TİP'li başkan, meyve suyu ve gazoz fabrikası ile meyve kurutma tesislerinin bitme aşamasında olduğunu, böylece üreticilerin ürünlerinin değerini bulacağını dillendiriyor. "Partimizin tüm öğrencilere bir öğün vermek hedefini şimdilik gerçekleştiremiyoruz. Ama 75 okulumuza kendi üretimimiz temizlik malzemesini ücretsiz sağlıyoruz" dedikten sonra devam ediyor: "Oluşturduğumuz atölyede kent mobilyaları üretiyoruz. Bizden önceki yönetimden kalan borçları öderken kreş, anaokulu dahil çok sayıda sosyal tesisi hizmete açtık, makina parkımızı büyüttük. Ekonomik krizin yoğunlaştığı bu dönemde vatandaşın cebini de korumalıyız."

Seçim öncesi Samandağ halkına yönelik vaadlerinin yüzde 80'ini 2 yılda gerçekleştirdiklerini belirten Karaçay'ın Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar'a sitemi var: "Önceki dönem yönetiminde kentimizin çöplerini Adana Büyükşehir Belediyesi topluyordu. Seçimi kazandığımız gün bu hizmeti durdurdular. Tek nedeni bizim CHP'li olmamamız."
"Samandağ'ın en büyük sorunu yolsuzluktu" iddiasında olan Başkan Karaçay, liyakata dayalı personel politikası güttüklerini belirtirken şu çarpıcı gerçeği de es geçmiyor: "78 yıllık belediyemizde sadece 8 mahallenin kanalizasyonu yapılmışken biz 5 yılda aynı sayıya ulaşacağız."
Kamuoyunda tartışılan Şehircilik ve Çevre Bakanı Murat Kurum ile görüşmesinin arka planını sorduğumuz Karaçay çokça bilinen "insan insanın kurdudur" sözünü "solcu solcunun kurdudur"a evriltecek biçimde yanıtlıyor: “Bu konu sadece sol cenahta tartışıldı. Samandağ'da ise olumlu karşılandı. Bu görüşmemiz, iki kamu kuruluşu arasında geçti halkın yararına sonuç verdi. İşgal altında olan belediyemize ait araziler ve tahliye edilmesine engel çıkartılıyordu. Yaptığımız anlaşma uyarınca bu arazileri devlete verirken karşılığında modern bir hizmet binasına beş kuruş harcamadan sahip oluyoruz."

NEDEN TİP?
Samandağ'ın sosyalist ve genç belediye başkanının tümceleri bu soruya yanıt niteliğinde: "TİP ilk kez 2018 genel seçimlerinde iki milletvekiliyle TBMM'de temsil edilince halkın sorunlarına tercüman oldu. Biri de hemşehrimiz Barış Atay'dı bildiğimiz gibi. Ama yanlış bir algı vardı; 'sosyalistler belediyelere talip olmaz!' diye. Oysa bizler her aşamada, her yere talibiz. Bu ülkeyi ve kentleri en iyi biz yönetiriz."
Söyleşinin devamında hakkında devam eden iki soruşturma olduğunu öğreniyoruz. İçişleri Bakanlığı'nca sürdürülen soruşturmanın nedenini, deprem sonrası konteynerlerde yaşam mücadelesi veren ilçe halkına su vermeye devam etmeleri ile yasal olarak kaçak görünmesine rağmen depremzede evlerine yıkmamak olarak açıklıyor. Bir başka sorunsal ise yaban hayatının sürdüğü Kuş Cenneti ile ilgili. Geçmiş yönetimin doğal yaşamı öldürmek anlamına gelen burayı imara açma kararına direnmek, imar çapı vermeyerek çevreci politikasını sürdürmüş. "Her şeyi göze olarak izin vermedim. Bu doğal deeğerimizi korumakla yükümlüyüz" sözlerinin altını da ben çiziyorum.
"Halkın yanında olduğumuz için yargılanıyoruz" tümceleriyle devam eden Karaçay, her türlü denetime açık olduklarını, tüm ihalelerin canlı yayınlandıklarını belirtiyor ve ekliyor: "Belediye başkanı TİP'li olsa da meclis çoğunluğu CHP'de. Bünyemizde kurulan denetim komisyonuna zorunlu olmamamıza rağmen tüm belgeleri verdik. Yürütülen şeffaflık ve akrabalarımızı işe almadığımız örneğinde olduğu gibi liyakate dayalı yönetim anlayışımız nedeniyle teşekkür aldık." Şu söz de oldukça anlamlı: "Sosyalistler bazen yetkilerinin de dışına çıkarak halk yararına kararlar vermeli.”
ALEVİ SORUNSALI
Kimliğini "Arap Alevisi" olarak tanımlayan Samandağ Belediye Başkanı Karaçay, Alevilere karşı sistematik aleyhte kampanyanın varlığına işaret ediyor. Son dönemde ırkçı yazılar kaleme alan gazetecileri, kendi inancını dayatan faşizan yapıların temsilcileri olarak niteliyor. Bahse konu gazeteci kılıklı Kemal Öztürk hakkında suç duyurusu yapmış ve yargılanmasını talep ediyor.
Komşu Suriye'de akrabalık bağları taşıyan Alevilere karşı, iktidara getirilen HTŞ yönetimince "soykırım" uygulandığını savunan Karaçay, "Geçmişte yaşanan insanlık dramını Arap Alevilere yüklemeye çalışıyorlar. Çünkü bir günah keçisi gerekiyordur. Savunmasız halka silahlı ve acımasız şiddet devam ediyor" diyerek anlatımını sürdürüyor. Aynı zamanda sistemli asimilasyon politikasının da devam ettiğini dillendirerek ekliyor: "Suriye'de Alevi doktor, hemşire çalışıyor diye hastane kapattılar, emeklilerin maaşını kestiler." Alevi sorununun daha da tırmanmaya aday olduğunu savlarken, bunları önlemenin yolunun örgütlü mücadeleden geçtiğini belirtiyor.
Türkiye'nin de gerçekte bir Ortadoğu ülkesi olduğunu, düzen siyasetinin Türk-Kürt, Alevi-Sünni vb. karşıtlıklar üzerinden yürütüldüğünü savunan Karaçay,çözümün barıştan, eşit yurttaşlıktan, kardeşleşmeden geçtiğini altını çiziyor.
SONUÇ YERİNE
"Samandağ'da elbette devrim yapmadık. Ama tüm inisiyatifleri olarak, zorlukları göğüsleyerek sosyalistlerin yönettiği bir belediye yarattık" tevazusuyla konuşurken, tersi durum gösteren başkanları çağrıştırıyor. Biliyoruz ki; "Sosyalist kimliğiyle" aday olup belediye başkanlığı koltuğuna oturunca bu kimliğe aykırı davrananlar da var. Sosyalist devrimci işçileri kapı önüne koyanları butlancıları kastediyorum. TİP'li başkanın aradan geçen sürece karşın kararlı duruşu örnek olmalı.
Kuşkusuz, bu ülke daha önce de sosyalist belediye başkanları gördü. 70'li yıllarda Fatsa'da Terzi Fikri Ovacık ve Tunceli'de "komünist Başkan" diye anılan M. Fatih Maçoğlu ilk akla gelenler. Samandağ 125 binlik nüfusuyla farklı bir deney sunuyor. Türkiye sol tarihinde bu ölçekte ilk kez bir belediyeyi sosyalistler yönetiyor. Bu kentimizde yaşananlar ve yaşanacaklar. Türk siyaset tarihine geçecek nitelikte. Başarı tümüyle sol harekete yansıyacaktır. Bunun anlamını ve değerini iyi kavramak gerektiği kanısındayım.
EMRAH KARAÇAY KİMDİR?
Siyasetçilerin yaş ortalaması düşünüldüğünde oldukça genç sayılabilen Emrah Karaçay, Hatay’ın Samandağ ilçesinde 1987 yılında doğmuş. İlk, orta ve lise eğitimini kentinde tamamlayan Karaçay Samsun On Dokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nden mezun oldu. Ardından ilçesine dönerek kendi kliniğini açtı. 2019’da üye olduğu TİP’ten 2024 Yerel Seçimlerinde Samandağ Belediye Başkan Adayı oldu. Patisinin dışına yer alan yerel sol grupların da desteğini alarak yüzde 47,06’lık oy oranıyla seçimin galibi oldu.


