YAĞMUR ALTINDA
Gökkuşağı, prizma kullanmadan yedi renkli zafer takını oluşturuyor gökyüzünde. Yağmur bütün gece yağsa da şafak sökünce kaybolup gidiyor, düşler gibi.
Bir gökkuşağı, bir yağmur gibi yitip, kendimizden kaçamayız biz. Bir başımıza olmasak da yine de yalnızızdır. Şekerli kahve gibi tatlı olmayan bir yalnızlık.
Bazı insanlar hiç kimse olmayı seçer. Bu onların seçimi. Artık onlar hiç kimsedir. Bay Hiç Kimse. Oysa girişimci kâra, yaşam da sonuca bakıyor, yürünen yola değil.
…
Yağmur düşer saçlarına,
Seni ıslatan damlaları dinlersin.
Orada öylece ayakta dikilmiş,
Sessizce beklersin karanlıkta
Neyi?
…
İnsan olmak ne çok yoruyor insanı ve üstümüzden geçmiyor beklediğimiz gökkuşağı.
Her insanın bir çocuksu tarafı kalıyor dostum. Yolun sonu da gelse, yaşama tutunmaktan kim vazgeçmek ister ki?
Bütün ömrümüz görülmeyi, fark edilmeyi, seçilmeyi beklemekle geçti. Yeteneklerimizin sınırlı olduğunu kaçımız kabul ederiz ki? O dönemimizde bilmediğimiz birçok şeylerden biri; güzel, iyi, büyük olan şeylerin sorunsuz gelmeyeceği idi. Bazı ödüller bize gerçekten hak ettiğimiz için verilmez. Şirin görünmek konusunda başarılı bir biçimde rol kestiğimiz için verilir.
İnsanlar hayatın anlamsız olduğunu bilseler de sanattan kopmayarak onun hayatlarına anlam kazandırmasını bekliyorlar. Zaman zaman umutsuzluğa kapılsak da yaşamayı sürdürüyoruz. Oysaki kötü bir filim izlediğinizde, yediğiniz patlamış mısırı sindirmekte zorlanırsınız.
Zaten insanların çoğu yeterince iyi değil. Kötü olanlar ise bıktırıcı olsalar da onlardan kusursuz bir kaçış yolu olmadığını görüyorsunuz.
Kütüphanelerin ve kitapların en yararlı şeyler olduğunu biliyor ve inanıyorum. Ama okuduğumuz bir kitabın bizdeki aptallığı ne oranda azalttığı konusunda kuşkularım var.
Toplumlar, bazı insanları mezara koymadan çok yıllar önce öldürmüşlerdir. Şehir de yeni gelenlere hiç acımıyor. Ya eriterek hazmediyor ya da dışarıya atıyor. Hayatımız bir gün tamamlanır. Öykülerimiz değil.
Hayat siyah, beyaz ve griden oluşan bir film. Biz insanlar onu pembe gözlüklerimizle rahatsızlık duymadan renkli bir film gibi izler dururuz.
Görkemli söylevlerin bize aç bir kalabalık armağan etmeyeceğini kim garanti edebilir? Kendine iyi davran güzel insan.


