Denizlerimizdeki facia!
Deniz özgürlüktür.
Deniz sınırsızlıktır.
Deniz suyoludur!
Denizle medeniyetlere ulaşılır!
Deniz berekettir!
Deniz gelişimdir.
Deniz dinlencedir.
Deniz gizli hazinedir.
Ve deniz, ticaretin kalbi, atar damarıdır!
Denizin nimetleri saymakla bitmez.
Say sayabildiğin kadar! Tabii doğru yararlanmasını bilirsen!
Çünkü denizin kuralları vardır!
O kurallara uydun uydun, uymadın geçmiş ola! Felaket çalar kapını.
NOKTA.
*
Deniz felaketlerine çoğu kez doğa olaylarının sebep olduğu söylenir!
Doğrudur!
“Denizde büyük bir fırtınaya yakalanırsın, yapacak bir şey olmaz!” diyeceğim ama öyle değildir!
Orada bile kaptanın mahareti ve deneyimi önemlidir!
“İş bilenin, kılıç kuşananın” hesabı.
*
Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili büyük bir yarım ada ülkesi.
Adalar dâhil olmak üzere 8333 km uzunluğunda bir kıyı şeridine sahiptir.
Göl gör ki denizci ülke olma yolunda istediğini yapamamıştır!
Özellikle deniz ticaretinde hedefe ulaşmakta zorlanmıştır!
Ancak, askeri denizcilik alanında oldukça başarılıdır!
Yoksa halimiz nice olurdu!
NOKTA.
*
Son bir haftada denizlerimizde yaşanan iki deniz kazası hepimizi derinden yaraladı!
Girne-Taşucu seferini yapmak üzere yola çıkan katamaran tipi yüksek hızlı geminin Girne açıklarında alabora olması sonucu 13 yurttaşımız yaşamını yitirdi.
Kayıp 15 yurttaşımız aranıyor.
Muhtemelen onların da cansız bedenlerine ulaşılacak!
Acı acı üstüne.
Yetmezmiş gibi Girne faciasından üç gün sonra Silivri açıklarında iki geminin çarpışması!
Birinin dakikalar içinde batması ve 11 mürettebata ulaşılamaması!
Sonrası malum!
TV ekranlarında ahkâm kesen kesene!
Bilen bilmeyen, ağzı olan konuşuyor!
Bir iki aklıselim dışında salt çoğunluk işkembeden atıyor.
İki kaza tam bir trajedidir.
Girne’nin 3-4 mil açığında yaşanan kaza açıklarda, derin sularda olsa can kaybı ne olurdu düşünmek bile istemiyorum!
NOKTA.
*
Sözün ÖZÜ;
İki kazada doğal felaket olayı yok!
Bana göre tamamen insan hatasından kaynaklı!
Kaptanların beceriksizliği ana neden!
Ama, en önemlisi de denetim mekanizmasının iyi işlememesi!
Özellikle Girne kazasında alabora olan gemideki denize elverişlilik belgesini verenler kim?
Bakanlığın yetkili elamanları bu konuda ne yapmış?
Kaptanın ehliyeti sorunlu!
Nasıl çalışma izni verilmiş?
Yüzlerce kişinin hayatı bu sorunlu ehliyete nasıl emanet edilmiş?
Bütün suçu kaptana yüklemek işin kolay tarafı.
İç deniz ve göl için inşa edilen gemiye nasıl olur da açık denizde çalışma izni veriliyor?
Bunların iyi araştırılması gerek!
Yoksa denizlerimizde facia bitmez!
Ve insanlarımızı kaybetmeye devam ederiz.
“Dökülen süte ağlamanın faydası yoktur.” demiş eskiler.
Sonradan ah vah etmenin çare olduğu nerede görülmüş!


