Fikret Ünver

BU GÜNLERE NASIL GELDİK (8)


     İkili antlaşmalarla göbekten bağlandığımız Amerika ve emperyalist Batı, eğitim sistemimizi ele geçirmekle en ağır darbeyi vurdu.

 

     Sergilenen oyunları, bu köşeden sık aralıklarla işleyeceğiz.

 

     1950’lerden itibaren “eğitirmiş” gibi yapıp, aslında eğitmediler. El koydukları “sistem” ve onun yok ettiği Köy Enstitülerine dair bir şiir geçti elime.

 

     1933 yılında Silifke’de dünyaya gelen saygıdeğer hemşehrimiz Özbek İncebayraktar bakalım ne demiş.

 

Onlar,

Köy çocuklarıydı.

Kurumuş çalılar gibiydiler bozkırda.

Kavrulmuş ekinler gibiydiler.

Geldiler,

Yalın ayakları

Ve

Yırtık mintanlarıyla geldiler,

Gönen’e, Aksu’ya, Kepirtepe’ye.

Ezilmiş, horlanmış

Ve

Unutulmuştular bin yıldır.

Ferhat oldular,

Yardılar İdris Dağını.

Gürül gürül akıttılar suyunu,

Hasanoğlan’a.

Köroğlu oldular,

Kafa tuttular Bolu Beylerine.

Yıktılar saltanatını ağaların.

Tolstoy’u, Balzac’ı okudular koyun

güderken.

Mozart’ı, Bethoven’i çaldılar dağ

başlarında.

Molier’i, Sophokles’i oynadılar

Horon teptiler Beşikdüzünde kol kola.

Halay çektiler Yıldızeli’nde türkülerle.

Diz vurdular Ortaklar’da efece...

 

Siz,

Her gece,

Mehtaba çıkarken Heybeli’de,

Onlar,

Duvar ördüler,

Çatı çattılar.

Yıldızlara bakarak yaz geceleri,

Harman yerinde yattılar.

Kazma salladılar yorulmadan.

Kerpiç döktüler

Kerpiç.

Sızlanmadılar hiç.

Yakıştı nasırlı ellerine,

Kitap ve çekiç.

Başladı yurt harmanında imece...

Bir gece,

Karanlık inlerinden sinsice,

Brütüsler çıktı ansızın.

Çektiler zehirli hançerlerini,

Vurdular sırtlarından haince...

Çıktı mağaralarından yarasalar,

Çıktı halk düşmanları,

Üşüştüler sülükler gibi üstümüze.

 

Emdiler kanımızı,

Doymadılar.

Yıktılar umudunu Türkiyemin.

Aydınlık bir Türkiye gelir aklıma,

Kalkınmış bir Türkiye gelir,

Köy Enstitüleri” denince.

(BİTTİ)



ARŞİV YAZILAR