Hülya Aslan

NE OLDUĞU İÇİN


Barolar, Odalar, sarı renge dönüşmemiş Sendikalar, Kadın örgütleri, Gençler, çeşitli Demokratik Kitle Örgütleri ve Dernekler den sonra denilen o ki asla bir araya gelip poz vermeyecek kadar birbirinden hazzetmeyen sanatçı ve aydınlar şimdi bir yürek olmuş ortak bildiri yayımladılar.

Sanatçılar Girişiminin yayımladığı ve sanatçıların imzaladığı bu ortak bildiri “KORKMUYORUZ VE TÜRKİYE SAHİPSİZ DEĞİLDİR” başlığı ile basında yer buldu.   Çok geç kalınmış gibi olsa da sonunda ressamlar, müzisyenler, şairler, yazarlar , heykeltıraşlar, yönetmenler, tiyatro sanatçıları niye bir araya gelip böyle bir bildiri yayımlama ihtiyacı duydular.                                                                                                                                                      

Listeye baktığımızda bazılarının bireysel olarak seslerini, haykırışlarını, bir şeylerin ters gittiğini sözleriyle davranışlarıyla duyurmaya çalıştıklarını görüyorduk. Sınırlı sayıda yazılı ve görsel basın aracılığı ile de olsa Müjdat Gezen, Ümit Zileli ,Nejat Yavaşoğulları  ya da Zülfü Livanelli gibi sanatçılar bu sorumluluklarını korkusuzca yerine getiriyorlardı.                                                 

Peki ne oldu da Meltem Cumbul’dan Ataol Behramoğlu’na Bedri Baykam’dan Müjda Ar’a kadar pek çok sanatçı ve yazar böyle bir bildiri yayımladı.

Ya da aylardır Odalar, Barolar basın açıklamasından bildiri yayımlamaya uzanan söylemler yanında, yürüyüşler yapar oldular. Açlık orucunda ki avukatların, müzisyenlerin bir anaları ve canandan kıymetli canları yok mu da ölüme yürüyorlar.

Ülkede her şey çok güzel gittiği için mi bu bildiri, bu basın açıklamaları, bu ölüm oruçları

Gazetecilerin, yazarların kısaca söyleyecek sözü olanların demokratik hakları ile düşünce özgürlüklerini bir araya getirip eleştirel söz ve yazılarını rahatça duyurabildikleri için mi

Yoksa İstanbul sözleşmesi ile 6284 sayılı yasanın uygulanmasında sorun olmadığı kadınların ve çocukların ırzına geçilip öldürülmedikleri ya da en iyi ihtimalle susturulmadıkları için mi

  İlkokulda bize öğretilen ormanlarımızın yüzde doksan ikisi doğal ve ülkemizin kendi kendine yeten ülkelerden olduğu bilgisi yerinde yeller esmediği için mi

Üretimin tavan yaptığı ve ekonominin harikalar yarattığı için mi

An itibari ile doların 7 liraya  Euro’nun 8,5 liraya dayanması yalan olduğu için mi

İşsizliğin, açlığın ve yarın kaygılarının karabasan gibi, kâbus gibi halkımızın üzerine çökmediği için mi

Barolar ayaklar altına alınmamış, hukuk işlevini ve güvenirliğini yitirmemiş olduğu için mi

Mühendisler-mimarlar ve tabip odaları gibi “beyaz yakalıların” seçimlerine kadar karışılmadığı için mi

Türkiye Büyük Millet Meclisinin etkisiz eleman nosyonuna dönüşmediği ve görevinden uzaklaşmadığı için mi

Kadın ,çocuk katilleri ve ırz düşmanlarına aflar çıkarken gençlerin” bu eğitim sistemi ile geleceğimizden kaygı duyuyoruz”  ya da “eğitim şuralarında ki kararları protesto ettikleri için” öldüresiye darp edildikleri  tamamen belli bir kesimin  halüsinasyonları olduğu  için mi

En büyük deprem felaketinin beklendiği İstanbul’un kıyılmadık tarihi ve doğal alanları, rant kurbanı edilmedik kıyıları, ormanları, dereleri kalmadığı sözlerinin yalnızca çekemeyenlerin uydurması olduğu için mi

 Cumhuriyetimizin tüm değerleri ile kazanımları halkın gözünde hiçe saydırılmadığı için mi. Ülkenin kuruluş felsefesi ile kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK’ün ve İsmet İNÖNÜ’nün yaptıkları el üstünde tutulduğu ve her fırsatta bağlılık ve çağdaşlaşma yolunda adımlar atıldığı için mi

Geçmiş ile ilgili maddi ve manevi tüm birikimleri yemiş hayırsız evlat olmadıkları için mi

Ülkeyi şehler, şıhlar, müritler sarmadığı gibi din ticarete yamalanmadığı için mi

Güldürmeyin lütfen sayın sanatçılar

Yeni kuruluş ve kurtuluş senaryoları ile siz senarist ve yönetmenlere , bol ve sıkça değişen figüranları ile siz tiyatro sanatçılarına, film artistlerine parmak ısırttıran rolleri en iyisinden yerine getirdikleri için  ve de  müzikleri ile siz müzisyenlere, elbette tüm bu “yalan tarihi” yazacak yazarlara  medya mensuplarına sahip oldukları için kıskanıp böyle bildiriler yayımlıyor olmayasınız

Yoksa her şey yolunda ………………..

Bakın lütfen ekonomi bakanı dün açıkladı “Ekonomimiz adım adım yükseliyor”

Diyanet İşleri Başkanımız He-Man rolünün üstesinden geldi.

Siz “bir kısım aydın ve sanatçılar” zaten hiçbir şey  beğenmediğiniz gibi bir de bunu yazıya dökmüşsünüz  hiç olmadı



ARŞİV YAZILAR