İlkay  Adalıoğlu

EYLÜL YALNIZLARI


Herkes tatil için Temmuz, Ağustos'u tercih eder ama kanımca tatil yapılacak tek ay Eylül'dür.

Kalabalıklar dönerken şehre, sayfiyeleri romantiklere, melankoliklere, ıssızlara, yalnızlara bırakır.
Acısı olan, Eylül'de arar şifasını.
Tam bu mevsimde telaşına koşan koşar, kalanlar anlar birbirini, saygı duyar acısına, ilişmez kimseye.
Denizin, güneşin, gökyüzünün keyfini en çok Eylül yalnızları sürer.
"Her şey dahil"cilerin olmadığı zamanlarda, vakitle ve başkasıyla yarışmadan başıboş, avare tatildir Eylül.
Keyfe keder...
Bu yüzden ne ara eseceği, ne ara yakacağı kestirilemeyen...
Tutkunları gibi.
Bu kadar kendine münhasır bir o kadar naiftir Eylül işte.
Belki tam da bu yüzden hüznü çağrıştırsa da kız çocuklarına takılan en güzel isimlerden biridir.
Yazdan ayrı, kıştan farklı...
Ne yaz gibi şımarık ve yakıcı, ne kış gibi soğuk, hapsedici.
Özgürlüktür Eylül,
Gün batımına dek süren sıcaklık, akşamla başlayan serinliktir.
Ela tonlarının şöleni
Yaprak ve toprak kokusu,
Aşka özlem, özleme yolculuk.
İçinden gidenlere, kalbinden sıyrılanlara gözyaşsız, feryatsız yas vaktidir.
Herkes kendi acısını yaşar, kendi derdini çeker bu zamanda,
Kendi gibi yaralılara saygı duyarak,
Acının ne olduğunu bilerek...

 

OTAĞ

Sevgilim, işte Eylül

Ve işte senin usul usul seğiren yüzün.

 

Zaman ki sonsuzdur

Bitmemiş şiirler gibidir.

 

Bazı hüzünleri

Bazı nehirleri tutup anlatmak gibidir.

 

Biz ki zamanı tırnak içine alıp yaşadık

(İsteğin bulanık kıyısında).

 

Bundan değil midir bizim aşkımızda

Sürekli bir akşam hüznü vardır.

 

İlhan Berk

 

 



ARŞİV YAZILAR