Ergün Parlat

Ergün Parlat

AYNANIN ARKASI


Hepimizin bildiği o masalda, Alice aynanın içinden geçerek bir odaya girer. Boş bir oda değildir bu, ancak odadaki tüm eşyalar ters taraftadır. Hatta kitapların içindeki yazılar bile tersinden yazılmıştır.

Kimi kavramları anlamak kolay olsa da, tanımlamak zor oluyor. David Peace şöyle diyor: “Hiç kimse göründüğü gibi değil, hiç kimse olduğunu söylediği kişi değil.”    

Nasıl ki, görüntüsü olmayan var olmayan değildir, diyebiliyorsak, bir şeyin görüntüsünün bulunması da onun var olduğu anlamına gelmiyor. Tıpkı akıllı telefon kullanıp, kot pantolon giymenin tek başına bizi çağdaş bireyler yapmaya yetmeyeceği gibi.

Umberto Eco’ya göre; “Gençler artık hiçbir şey öğrenmek istemiyorlar.”

Resim sergisine gitmeyen, trafik kurallarına uymayan, politikayı yalnızca oy olarak kabul eden, planlamayı menfaat dağıtımı olarak değerlendiren, klasik müzikten habersiz olanlar, aynı kimlikte buluşuyorlar ve toplumumuzun kültürel davranış türlerini özetliyorlar.

“Sait Faik Abasıyanık’ın Haritada Bir Nokta isimli öyküsünde anlatılan bir bakıma dünyanın bütün adaları; insanın, sevginin, yaşama sevincinin, fakat aynı zamanda adaletsizliğin, acımasızlığın, incinmişliğin olduğu her yerdir,” der Ataol Behramoğlu.

Georges Duhamel’in iki, sözü şöyledir. Birincisi, “En fazla ıstırap çektiren insanlar, yaptıkları zulmün pek az farkına varırlar.” İkincisi, “Kendimize benzeyen milyonlarca insanla, onları görmemezlikten gelerek, hatta onlardan edeple, terbiye ile kaçmaya çalışarak yaşamak zorundayız,” biçimindedir.

Herkese eşit koşullarda yaşama hakkını sunmayan zalim dünya, her şeye karşın sağ kalmayı başarmış olanlardan bunun bedelini fazlasıyla alıyor.

Kendimizi olağanüstü yetenekleri olan, güçlü ve akılı bir insan olarak gördüğümüz için, doğal olarak kendimize benzemeyen diğer insanları yargılama, yönetme, elverişli bir biçime dönüştürme hakkına sahip olduğumuzu düşünüyoruz. Oysa bize en çok kaygı veren şeyler, gerçekleşeceğini önceden akıl edemediğimiz olasılıklar değil midir?

Her aynanın arkasında ilk bakışta göremeyeceğimiz, gizlenmiş nice sırlar vardır.

Bir yaşam koçu şöyle diyor: “Mutlu olmak, mutlu yaşamak için ayna gibi olun. Hiçbir cismin görüntüsü ya da yansıması, sonsuza dek aynanın yüzeyine yapışıp kalmaz. Cisim uzaklaştığı anda aynadaki görüntü de hemen yok olur.  Siz de sizi üzen, öfkelendiren, yıpratan düşünceleri aklınızda tutup durmayın.  Tıpkı aynanın yaptığı gibi anında silin gitsin.



ARŞİV YAZILAR