Naci SAPAN

Sahi, kim kimi ütüyor!


İktidar ve türevlerinin ruh halini çözmek zor. Toplumun geleneksel yapısının çok dışında seyrediyorlar. Hedef almadıkları, ötekileştirmedikleri, hakaret etmedikleri kişi/kurum/ kimse kalmadı.

Dünya kendi etraflarında dönüyor!

Öyle sanıyorlar.

Kim doğruyu söylüyorsa; ‘terörist’, ‘vatan haini’ ilan ediyorlar.

 

‘Ruh hallerini çözmek zor’ (mu) değil mi, onu da kendi içinde özgür bir şekilde tartışmak gerekir diye düşünüyorum, ancak, çok bozuk olduğu her hallerinden belli.

Nereden mi belli?

Düşmanlaştırdıklarına söylemedikleri bir şey kalmadı, dışarıya söyleyecekleri söz kalmayınca, kendi içlerine döndüler, Anayasa mahkemesi başkanı ve üyelerine de aynı muameleyi yaptılar.

 

Eskiden bu tür durumlarda zevahiri kurtarmak adına, ‘yanlış anlaşıldı, dil sürçtü, niyet bu değildi’ gibi cümleler sarf ederlerdi. (her ne kadar biz inanmasak da) özre binaen kabul edilirdi.

 

‘Biz demiştik’ gibi olmasın da, hukuk böyle bir şeydir. Şahsi çizgide yürümüyor, toplumsal genel çizgi de, hak, hukuk, adalet ve vicdani çerçevede var olmak gibi geleneksel yapısı var hukukun. Ortak değerdir, herkese, her kesime lazım olacak organik bir ilaç gibidir.

 

Anayasa mahkemesi, Enis Berberoğlu’nun vekilliğinin düşürülmesini hak ihlali olarak ilan ettiğinde, Devlet erkini elinde bulundurup idare edenlerin, ‘Kararı saygıyla karşılıyoruz’ demesini beklerdik, ancak olmadı. 

 

Berberoğlu kararından önce, yürüyüş kanunu ile ilgili verilen kararın demokrasi adına kazanım olduğunu tartışmaya başlamışken, yüzümüz demokrasi adına güleç bir hal almak üzereyken, başkan ve üyelerinin İçişleri bakanının hakaretine maruz kalması, demokrasi adına büyük kayıp oldu.

 

Biz/Bizler, ötekileştirilenler, barolar, tabipler, hepimize yapılan hakaretlerden vazgeçtik, Devletin en tepe kurumuna ve başındakilere yapılanlara, ülke adına, demokrasi adına, laik cumhuriyet adına üzülmeye başladık. Çünkü mesele şahsi değil, ülke meselesi, hepimizi ilgilendiriyor.

 

Devlet içi bir çatışma mı söz konusu?

Neler oluyor diye düşünmemek mümkün değil.

Sahi kim kimi ütüyor!



ARŞİV YAZILAR