Zeynep L.

Yangın, Sel ve Hastalık


Durumumuz çok iyi değil şu anda. Kutsal kitaplarda anlatılan felaketler gibi sel, yangın, hastalık hepsi bir arada aramızda. Hiçbiri yeni değil, hatta bu sene içinde bile yeni değil. Brezilya’da ormanlar aylarca yandı, hala da yanıyor. Kimimiz su altında, kimimiz duman, kimimiz nefessiz, kimimiz evsiz. Dediğim gibi hastalık, yangın, sel yeni şeyler değil ama bu sıklıkta ve aynı anda olmasında kendimizden başka bir suçlu bulabileceğimizi düşünemiyorum.

 

Dünya ısınıyor. Dünya çok ama çok hızlı bir şekilde ısınıyor. İnsanlar olarak o kadar hızlı “gelişiyoruz” ki, düşünmeden, sonuçlarını beklemeden hemen herşeyi değiştiriyoruz. Kömür, petrol kullanımı dünyanın tarihini düşünürsek o kadar yeni ki hala. Öyle bir heyecanla aldık, sattık, kullandık, yıktık yeniden yarattık ki herşeyi hangi arada zıvanadan çıktık, nasıl sanki geri dönüşü olmayan bir yoldaymışız ki hareket etmeye başladık anlaması zor.

 

Seyahat etmeyi özleyen insanlar için bir yere varmayan uçak seferleri başlamış. Aynı havaalanından çıkıp aynısına dönüyorlar. Seyahat etmek bağımlılık gibi artık hayatımızda. Cep telefonları da böyle, süpermarketlerde birşey bulmak da öyle. Kimi ülkelerde temiz içilecek su yok ama cep telefonları tıkır tıkır çalışıyor.

 

Dönüp dolaşıp yine aynı yerlere geliyorum bu yazılarda ama aklım almıyor bazen. Nelere öncelik veriyoruz hayatımızda ve neden?

 

Sadece düşünmeye davet ediyorum sizi. Uçağa binmişiz ne yazar, dünyada görecek bütün güzellikler kendi elimizle sona erdiyse. Bu dünya bizim için yaratılmamış, biz bu dünyanın bir parçasıyız. Ne zaman ögreneceğiz? Ne zaman herşeyi ben diye değil, bütün diye kavrayacağız?



ARŞİV YAZILAR