Ergün Parlat

Ergün Parlat

NİÇİN YAZI?


Düşünen insan doğası gereği okur, araştırır, öğrenir ve bildiklerini paylaşır. “Barbarlıktan insanlığa giden yolun mihenk taşıdır bilgi,” der Uğur Müldür.

Artık günümüzde her ülkede gelir dağılımı bozuluyor ve işsizlik artıyor. Adam Smith; “Kuşkusuz insanlarının büyük çoğunluğu yoksul ve sefil olan hiçbir ülke mutlu olamaz ve gelişemez,” diyor. Stuart Mill ise; “Yalnızca parasal çıkarlar ve onun doğurduğu ilişkiler üzerine kurulmuş bir toplum düşünmek iğrendirici değil mi?” diye sorar.

Ian McEwan’a göre; “Güzellik çok kısa bir paragraftır. Oysa çirkinliğin sonsuz türleri vardır.” Dünyayı çirkinleştiren cehaletten başka ne olabilir ki?

Bazı insanlar zaman kaybıdır. Kaybedilen zamanlar okuyarak ve yazarak kazanılabilir. Durakta ilk kez çabucak gelivermiştir beklediğiniz otobüs. İçinizdeki sanatçı yönünüzün birden uyanmaya başladığını görürsünüz.

Ellerinizde ufalanıp duran dünya mıdır? Yoksa yaşam mıdır öğütülen gözlerinizde? Ancak bir kez söylenen, bir kez duyulan sözler vardır bilirsiniz. Bir kağıda yazar saklarsınız.

Bir çağlayan nasıl sularını yüksek bir uçurumdan aşağıya doğru bırakıp duruyorsa, aynı biçimde insan etkileşimleri de sonu gelmez bir biçimde akarak sürüp gidiyor ve bizler için esin kaynağı oluyor.

Bugün yağmur yok. Aptallığın sınırı da. Neden insanoğlu dünyayı bir aç kurt gibi yiyip yok ediyor?

Yazmak bir arayış olsa gerek. Yaşamının sonuna dek bazı sorulara yanıt bulamayacağını bildiğin halde. Bazı insanlar için yaşam ve dünya o denli ağır ki, asla onların yerinde olmayı istemezsin.

Otel odaları, yabancı kentler, kahveler, yeni yüzler, bilinmedik yerler, ilk kez karşılaştığın insanlar, güzel bir yaşamın sözünü vermezler. Ama yine de tüm bunlarda insanı çeken, düşler kurduran bir büyü, bir güç, bir giz vardır. İskambilde desteden iyi bir kart çekmek, aldığınız piyango biletine büyük bir para çıkması olasılığı gibi bir beklenti, bir umut.

Biz doğmadan önce gizli bir anlaşma yapmış sanki birileri. O yüzden o güzel, güneşli günler bir türlü gelmek bilmiyor gibi.

Boş ver. Bombim var benim.

Bugün yağmur yok. Aptallığın sınırı da. Ne var ki, herkes çizginin ötesine geçemiyor.



ARŞİV YAZILAR