Zeynep L.

Biraz Huzur


Şu zamanlar huzurlu hissetmek oldukça zor, bilmiyorum bana katılır mısınız bu konuda? Ama aklım sürekli haberler, istatistikler, düşen çıkan kurlar ve bilimum bu tarz şeylerle dolu. Normalde okuduğum şeyleri çok dikkatli seçerken, şimdilerde hafiflik arayışı içerisinde olduğumu farkediyorum. Basit, saçma ve komik şey seyredersem ve okursam bir o kadar rahatlıyorum. Ve bunun olduğunu farkettiğim için kendime sormaya başladım, şu anda neye ihtiyacım var?

 

Bu soruyu sormak, etrafımda olan bitene cahillikle yaklaşmak değil. Ama dünya acı çekerken kendime de sürekli acı çektirmek zorunda değilim. İyileşmenin çok önemli bir kısmı şefkat. Bu süreçte, kendimize ve başkalarına şefkatla yaklaştığımızdan emin olmalıyız.

 

Başımıza kötü bir şey geldiğinde gülebilmek ne kadar ferahlatır mesela. Ben hep düştüğüm zaman (çok kötü bir düşüş değilse de özellikle) gülmeye başlarım. Bir kere ablam düştüğünde sokakta ben gülüyordum, bize bakan insanlar bana kötü kötü bakmaya başladı, sanki yanlış veya ayıp birşey yapıyorum gibi. Görselerdi ki ben gülünce ablam da gülmeye başladı ve güle oynaya ayağa kalktık yolumuza devam ettik.

 

Başımıza gelen şeylerden her zaman (hatta çoğu zaman) sorumlu olmasak da tepkimizden sorumluyuz. Gülmek, hafiflemeye çalışmak düşünülenin aksine saygısızlık veya bilgisizlik değil, olayı kavrayıp nefes vererek, hayatın gerçeklerini tüm güzelliğiyle ve karışıklığıyla anlayarak neşeli bir nefes vermek. Yaşıyorum! Demek.

 

Bu aralar siz de kendinize sorun. Neye ihtiyacım var? Gülebilmek bir armağan, hem kendimiz için, hem başkaları için.



ARŞİV YAZILAR