Hülya Aslan | EKMEK PROJESİ | Güney Gazetesi Mersin
Hülya Aslan

EKMEK PROJESİ


Ülkemizin pek çok konu da olduğu gibi ekonomik gidişatından duyduğum derin kaygıları ele aldığım geçen yazımı, “oh be rahatladım” diyerek bitirmiş rahatlama kaynağım olan projeyi açıklayacağımı belirtmiştim. Proje hakikaten bomba niteliğinde.

 

İşte dedim, bu kez oldu. Yanıldım, yanıldınız, yanıldık yok artık. Çünkü bırakın dünyayı diğer gezegenlerde olan olmayanlarda kıskançlıktan çatırdayacak bu projeyle. Evrene bir big-bang daha yaşatacaklar.

 

 

Neydi projenin adı: Askıda Ekmek. Ekonomi projesi ya da Sosyoloji projesi, her iki bilim dalına da uyuyor.

TÜBİTAK projesi olarak iş yapabilir bir adlandırmaya sahip. Hele birde okunmuş üflenmiş tarafından olursa kesin bu proje geçer ve de tutar diyorum.

 

Neden mi?

Muhalefet, yıllarca düşünse memleketi yönetenlerin halkın ekonomik olarak geldiği noktayı özetleyen bu projeyi ne bulabilir ne de bu boyutta dillendirebilirdi. Velev ki dillendirdi asla ve katta bu kadar ses getiremez “Kör kör parmağım gözüne” deyimini ülkenin en ücra noktasına kadar ulaştıramazdı.

 

Bakın projenin önermesine;

“Ekmek fiyatlarındaki artış dikkatle takip edilmeli. Bu sebeple ‘askıda ekmek' projesini başlatıyorum. Hali vakti yerinde her vatan evladı, kendisine en yakın ekmek fırınına gitmeli, eğer 2 ekmek alacaksa 3 ekmek parası ödemeli. Unutmayalım ki inancımız ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir' esasına dayanmaktadır” diyerek sunuyor. İktidardan daha muktedir gibi görünen ama mandal hesabı olan Parti lideri.

 

İyi ama aynı inanç sahipleri “Sağ Elin Verdiğini Sol El Bilmemeli” sözünü bilmiyor olamazlar değil mi? Peki bu sözü nereye koyacaklar, “Askıda ekmeği” önerenin uygulama fotoğraflarına bakınca.

 

Çok inançlı ve de katmerli milli duygularıyla bu önermenin sahibi olan lider ekonomide torba yasalar geçerken acaba o yasalardan hiç olmazsa bazılarını “Askıda Bırakma” projeleri geliştirse de, milliyetçiliği sadaka kültürü ile yoğurmasa nasıl fikir?

 

Yok benim asil milletim sadakaya çoktandır alışık diyorsa onu bilemem ama;

 

Marketlerin, fırınların kapısına asılan ekmeği yarın almaya giden kişiyi herkes görmeyecek mi?

 

Tüm mahalleye deşifre olup açlığının ve ay sonunu getirememenin yarattığı eziklik yanında bir de utanma duygusunu nereye koyarak, o ekmeği asılan yerden alacak  çok sevdiğiniz ama ekmeğe muhtaç bıraktığınız ülküdaşınız.

 

Ya da milli duygularını sürekli horozlaştırdığınız vatan evladı: oğluna kızına;

 

-“Git evladım orada asılı ekmekten bir poşet alda gel” dediğinde, çocuğunda açacağı yarayı nasıl onaracaksınız.

 

Sizler gençleri, çocukları ana babalarına karşı, nasıl törpüleyeceğinizin hiç farkında ve de bilincinde zaten değilsiniz ama yıkılan hayallerini, umutlarını, güven duygularını ve bu ülkeye olan inanç kayıplarını nerede arındıracaksınız.

 

Hangi psikiyatrist ya da psikolog çözümleyecek bu çocukların dünyasında açılan  travmaları.

 

Bütün memleket açken tok yatamayan(?) sizlere birileri bunu anlatamadı sanırım.

 

Oysa ki Mersin Büyükşehir belediyesinin covit sürecinin başlarında (nisan ayında) tamamen sosyal belediyecilik anlayışıyla sunulan bedava ekmek dağıtma hizmetini İçişleri Bakanlığı genelgesi ile yasaklayanlara ve türlü benzetmeler yapanlara inancınız olan ‘Komşusu açken tok yatan bizden değildir' sözü ile o zaman destek olsaydınız bizlerinde milli duyguları şahlanı verseydi fena mı olurdu sayın lider.

 

Ama biliyorum ki tüm bunlara rağmen; yüreği geniş, midesi küçültülmüş halkım.

 

“Bizi ekmeğe muhtaç edenler onulmaz dert bulsun” değil,

 

Ekmek fiyatlarındaki artış dikkatle takip ediliyor” diyeceklerdir sadece “Bir eğitimcinin ekonomi anlayışı”da, ancak bu kadar olur da diyebilirsiniz.

 

Ne var ki ekmekle oy’un olmaz.



ARŞİV YAZILAR