Abidin Yağmur | Şaşırdım | Güney Gazetesi Mersin
Abidin Yağmur

Şaşırdım


Hocaefendi, 4 kızın sokakta bira içtiğini görünce şaşırdığını söyledi.

Ben de şaşırdım.

4 kızın Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, üstelik bugünlerde sokak ortasında bira içecek cesareti, cüreti bulmasına şaşırdım.

İnanamadım.

Gözümle görsem zor inanırdım.

Olacak şey mi bu?

*

Hocafendiyi takip eder, izlerim.

Türkiye gibidir o da, Türk halkı gibidir.

Şaşırdığı şeylerle şaşırmadığı; kanıksadığı, alıştığı, giderek kültür haline getirdiği şeyler benzer bizim şaşırdıklarımıza, şaşırmadıklarımıza.

Diyelim örnekteki 4 kız sokakta değil de bir kuytu barda içiyor olsun, Hocaefendi de şaşırır, biz de...

O kızlar ana babalarıyla birlikte içse ona da şaşırır Hocaefendi.

Sonra o kızların içkisiz lokantada yemek yemesine şaşırır.

Sonra dışarı çıkmalarına şaşırır.

Hocaefendi şaşırdıkça toplum da şaşırır, kadınların sokakta tek başına yürümesi bile olay olur kasabalarda, giderek şehirlerde, metropollerde...

Şaşılacak şeyle şaşılmayacak şey birbirine karışır!

4 kız, 4 bira şaşılacak şey olur da; 4 kız, 4 kurşun, 4 ölü mesela, şaşılmayan, olağan karşılan şey olur.

*

Yavaş yavaş olur bu.

Birden değil, içten içe çürüyerek, içten içe bozularak olur.

Hocaefendi bir kadının, sokak ortasında bir erkek tarafından kaçırıldığını görse şaşırmaz.

"Babası ile abisidir, haklarıdır" der.

Toplum, sen, ben ona keza.

Bir başka gün, bir başka kadın sokak ortasında kaçırılsa, ona da şaşırmaz.

"Kocasıdır belki” der.

Toplum, sen, ben ona keza.

Sonra bir kadın sokak ortasında dövüldüğünde, bir kadın öldürüldüğünde, bir kadının boğazı çocuğunun önünde kesildiğinde, bir kadın sofrada ekmeğini yerken katledildiğinde de şaşırmaz.

Alışır, alıştırır.

Toplum, sen, ben ona keza.

*

Hocaefendi söyledi, 4 kadın, sokakta bira içiyorlarmış, şaşırmış.

Ben de şaşırdım.

Türkiye gibi Müslüman bir ülkede, hem de bugünlerde, olacak iş mi bu?

*

24 yaşındaki Melek'in, Diyarbakır'da erkek kardeşi tarafından kurşunlandığı, cansız bedeninin bir yanda, kitaplarının bir yanda yatıp kaldığı, ailesinin Melek'in cenazesini almadığı günün ertesinde...

Kadının neredeyse attığı her adımın ailede cinayet sebebi, toplumda magazin malzemesi, mahkemede hafifletici sebep olduğu bir dönemde...

Kadının evin dışında, hayatın içinde olmasının neredeyse dini ve milli nizama aykırı görüldüğü bir dönemde...

Dövmeli olmanın, içki içmenin, saçını boyatmanın cinayet dosyalarına 'Efendim maktule zaten yolluydu' diye sırıtan deliller olarak sunulduğu bir dönemde...

4 kadının sokakta bira içmesine ben de şaşırdım!

Selam olsun şaşırtanlara!

 



ARŞİV YAZILAR