Köylünün gözü Danıştay’da | Güney Gazetesi Mersin

Köylünün gözü Danıştay’da

Mersin’in Mezitli ilçesine bağlı Davultepe Mahallesinde tapulu arazileri üzerinde narenciye üretimi yapan köylüler, 2019 yılından bu yana arazileri üzerindeki plan karmaşasıyla, arazilerinin elinden alınması ve yapılaşmaya açılması riskiyle mücadele ediyor.

Köylünün gözü Danıştay’da


ABİDİN YAĞMUR


Davultepeli köylüleri tedirgin eden gelişmeler, 2019 yılında arazilerinin imar planlarında tarım ve hayvancılık alanından çıkarılıp “kentsel servis alanı ve küçük sanayi sitesi alanına” çevrilmesiyle başladı.

 

TOPRAKLARI İÇİN ACELE KAMULAŞTIRMA ÇIKARILMIŞTI

 

Mezitli Belediye Meclisinin ardından Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi köylülerin arazilerini 520 dükkanlık sanayi sitesine açacak planı onaylarken bir grup esnaf ve siyasetçi tarafından kurulan Mezitli Sanayi Sitesi Kooperatifi de Ankara’da lobi yaparak Cumhurbaşkanlığının söz konusu araziler için “acele kamulaştırma” kararı çıkarmasını sağladı.

Yöre köylüsü, arazilerinin sanayi sitesi yapılmak istendiğini bu acele kamulaştırma kararının kendilerine tebliğ edilmesinden sonra öğrendi.

Hukuk mücadelesi başlatan köylüler, arazilerinin tapulu olduğunu, kıraç arazi değil sulu tarım yapılabilen arazi olduğunu ispat edince Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi 5 binlik planlardaki hatadan döndü, Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırma kararını kaldırdı.

 

BAKANLIĞIN ÜST PLANINDA HÂLÂ SANAYİ SİTESİ ALANI OLARAK GÖRÜLÜYOR

 

Ancak köylülerin arazisi Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yaptığı 1/100 bin ölçekli Adana-Mersin Çevre Düzeni Planında “kentsel hizmet alanı ve sanayi sitesi alanı” olarak kaldı.

Yöre köylülerinin planın iptali istemiyle bakanlık aleyhine açtığı davaya bakan Danıştay 6. Dairesinin görevlendirdiği bilirkişi heyetinden, yöre köylüsünü umutlandıran bir rapor geldi.

 

AYNI BÖLGENİN PLANI 3 YILDA 4 KEZ DEĞİŞMİŞ

 

ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğretim üyeleri Prof. Dr. Nil Uzun, Prof. Dr. Ela Babalık ve Doç. Dr. Burcu Özdemir Sarı’dan oluşan bilirkişi heyeti söz konusu arazilerde ve evrak üzerinde ayrıntılı bir inceleme yaptı.

Davaya konu tapulu tarım arazileriyle ilgili olarak 2017 ile 2020 yılları arasında 4 kez plan değişikliği yapıldığına, en son 2020 yılında söz konusu arazilerin “organize tarım ve hayvancılık alanından” “kentsel hizmet alanı ve sanayi sitesi alanına” çevrildiğine işaret eden bilirkişi heyeti, bu planlar arasında bütünlük bulunmadığına dikkat çekti.

 

“BU BÜYÜKLÜKTE SANAYİ SİTESİNE İHTİYAÇ YOK”

 

Tarım alanının kentsel servis alanına çevrilmesiyle arazi üzerinde 520 dükkanlık sanayi sitesi yapılmasının amaçlandığına dikkat çeken bilirkişi heyeti, bu değişikliğin plan bütünlüğünü bozduğunu vurguladı.

Mevcut Mezitli Sanayi Sitesi 4 hektarlık alan üzerindeyken bakanlığın yeni sanayi sitesi için önerdiği alanın 33 hektar olduğuna işaret eden bilirkişi heyeti, bu büyüklükte bir sanayi sitesi ihtiyacı olmadığına, söz konusu bölgenin yapılaşmaya açılmasıyla tarım alanlarının baskılanacağını vurguladı.

 

“KÖYLÜLER GERİ DÖNÜLMEZ EKONOMİK ZARARA UĞRAR”

 

Sanayi sitesi yapılmak istenen alanın tarım topraklarının bütünlüğünün bozulmadığı, narenciye üretiminin devam ettiği, alanda çok sayıda ağacın bulunduğu gözlemlerini paylaşan bilirkişi heyetinde raporunda şu ifadelere yer verdi:

“Yer seçimi konusunda gündeme getirilmesi gereken bir diğer konu da mülkiyet konusudur. Kentsel servis alanı için yapılacak yer seçimlerinde kamunun elindeki (belediye, hazine vb.) taşınmaz varlıkları değerlendirilmelidir. Bunların yokluğunda özel mülkiyet altındaki alanlar tercih edilebilir. Ancak bu nokta da seçilecek alanın karakteri, doğal yapısı, ekolojik değeri, sahiplerine ve bölgeye ekonomik katkısı değerlendirilmelidir. Dava konusu alan özel mülkiyet altında, dikili tarım arazisi niteliğinde, tarım alanlarıyla bütünleşmiş bir alandır ve sahiplerine tarımsal faaliyetlere dayalı bir ekonomik geçim kaynağı sağlamaktadır. Bu alanın kentsel servis alanı olarak kullanılmasının kamulaştırma yoluyla olacağı anlaşılmaktadır. Bunun anlamı dava konusu alanda şimdiki mülk sahiplerinin kamulaştırma bedelini alıp alandan ayrılacağıdır. Geçimlerini tarımsal faaliyetten sağlayan şimdiki mülk sahipleri ve alan sakinlerinin organize tarım ve hayvancılık alanının bu bölgeden kaldırılması ve bu faaliyet için yeni bir yer gösterilmemesi neticesinde ekonomik açıdan mağdur olacakları anlaşılmaktadır. Bu doğrultuda bilirkişi kurulumuz, küçük sanayi bölgesi yapılmak üzere planlan kentsel servis alanı kullanım kararı büyüklüğünün ihtiyaç duyulandan fazla olduğu, yer seçiminin ise ulaşabilirlik açısından uygun olmadığı, ayrıca tarım alanlarını tehdit eder nitelikte olduğu ve yöre halkının ekonomik faaliyetlerini geri döndürülemez biçimde zarara uğratacağı, bu sebeple şehircilik ilkeleri ve planlama esaslarına aykırı olduğu görüşündedir.”

 

 

 

Avukat Erşahin: Halkın direnişi örnek olmalı

 

Davultepeli köylülerin avukatı Kübra Erşahin, planın iptali istemiyle açtıkları dava süreci hakkında şunları söyledi:

“Davultepede yer alan 60 bin ağacın yer aldığı 350 dönüm alanda yapılması planlanan küçük sanayi sitesi için Cumhurbaşkanı tarafından verilen acele kamulaştırma kararı Danıştay idari dava daireleri kurulu tarafından iptal edilmişti. Bu alan üzerinde çevre ve şehircilik bakanlığı 100 binlik plan yaparak küçül sanayi sitesi olarak işaretlemişti. Acele kamulaştırma kararını iptal etmemiz şehir planını iptal ettiğimiz anlamına gelmiyordu. 100 binlik planın iptali için açılan davada ODTÜ’den 3 profesör görevlendirildi. Bilirkişiler raporunda küçük sanayi sitesi için seçilen alanın yanlış olduğunu, ülkemizin değişen koşullarında tarımın da en az sanayi kadar değerli olduğunu, yapılan işlemin hukuka aykırı olduğunu ve bu alanın tarım arazisi olarak korunması gerektiğini vurgulamıştır.  Bilirkişilerin vermiş olduğu bu rapor ile çevre düzeni planının değişeceğini ve halkın direniş ve kararlı mücadelesinin  tüm topluma örnek olacağını umuyorum.”