Mersin’de çocuklara farkındalık etkinliği | Güney Gazetesi Mersin

Mersin’de çocuklara farkındalık etkinliği

Mersin Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı, 2002’de Birleşmiş Milletler tarafından ilan edilen Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında farkındalık etkinliği düzenledi.

Mersin’de çocuklara farkındalık etkinliği


Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışan avukat Nida Gamsız, psikolog Dilan Dinler, sosyal hizmet uzmanı Özlem Yaşar ve çocuk gelişimcisi Gülçin Atar, çocuk işçi çalıştırmanın hukuki, psikolojik, pedagojik ve sosyolojik boyutlarına dair ailelere bilgi verdi. Etkinlik kapsamında aileler bilgilendirilirken, çocuklar da kendileri için hazırlanan alanda keyifli aktivitelere katıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin kreş öğretmenlerinden Tuğba İdikurt Özdemir ve Bahar Aras eşliğinde çocuklar keyifli vakit geçirdi. Öğretmenler, çocuklara karton bardaklardan marakas yaptırdı. Çocuklar yaptıkları marakasları rengarenk boyalarla süsleyip ritim tuttu. Ayrıca “Öykücü Abla” olarak da tanınan hikaye anlatıcı Çağrı Burcu Yücesoy, çocuklara öykü anlattı. Çember oyununda doyasıya zıplayan çocuklara, Büyükşehir personeli süt ve şeker de hediye etti. Nida Gamsız, etkinlikle farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, “Biz aslında çocuk işçiliğine farkındalık çalışması olarak bugünü organize ettik. Çocuklarımızla güzel bir gün geçirmek, onlara çocuk haklarını anlatmak, bir farkındalık çalışması oluşturmak istiyoruz. Velilerimiz de burada. Onlarla güzel bir gün geçireceğiz, hem çocuk hakları konuşulacak, hem dans eşliğinde bazı oyunlarımız olacak” dedi.

 

“BİZİM SORUNUMUZ, 15 YAŞIN ALTINDA ÇALIŞAN VE EMEĞİ SÖMÜRÜLEN ÇOCUKLAR”

18 yaşın altındaki her bireyin çocuk olarak sayıldığını dile getiren Gamsız, bunun iş hukukunda da düzenlendiğini kaydetti. Gamsız, “Bizim sorunumuz, 15 yaşın altında çalışan ve emeği sömürülen çocuklar. Aynı zamanda 15 yaşın üstünde olup, işgücü içerisinde olup, yine çocuk olduğu için emeği sömürülen bireyler. Şu anki hukuki boyuttan bahsedecek olursak, tabii ki bu iş yerleri ceza alıyor. Aslında bizim kamu kurumlarından isteğimiz, bu konuda biraz daha farkındalık çalışması yapmaları, denetimleri artırmaları. Böylelikle çocuk işçiliğiyle mücadele edebileceğimizi düşünüyorum" diye konuştu.

Özlem Yaşar da çocuk işçiliğinin ailevi boyutunu değerlendirdi. Yaşar, “Sosyal hizmet mesleği açısından sokakta çalışan çocuklar çok önemli bir konu. Biz sokakta çalışan çocuklar sorununu geniş boyutlu olarak aile ve toplumla birlikte değerlendiriyoruz. Çocukları sokakta çalışmaya iten nedenler üzerinde daha çok duruyoruz. Bu sokakta çalışan çocuklar sorunundan çok, toplumsal bir sorun. Bu çocukları sokağa iten nedenler nedir? Bizim asıl çalışma alanımız, mesleki olarak bu. Çocuklarla çalışırken aile ve toplumla da çalışıyoruz. Nedir mesela çocuğu sokağa iten? Ailenin işsiz olması ya da zorunlu göçe tabi tutulması. Sosyal, ekonomik sorunlar, aileyi zorlayan nedenler" şeklinde konuştu.

Yaşar, iş yerlerinde neden çocuk işçi çalıştırıldığı konusunda da bilgi verdi. Yaşar, “Sigorta yaptırması gerekmiyor. Ucuz işgücü. Karnı kolay doyuyor. Onunla ilgili fazla masraf yapması gerekmiyor. Bir de çocuk işçi profiline baktığınızda, çocuğu çok olan aileler çocuklarını gözü kapalı çalışmaya gönderiyor. Öyle aileler var ki, babaya sorduğunuzda bütün çocukların adını bile sayamıyor. Bunu bir zincirin halkası olarak düşünün. Çocuk işçiliği başlamış ve devam ediyor. O zinciri kırmak önemli. Bu da nasıl olur? Hükümet politikaları ile olur, istihdamın güçlendirilmesi ile olur, insanların bilinçlendirilmesi ile olur. Okulda olması gereken çocuk bakıyorsunuz tarlada, sanayide, güvensiz koşullarda karın tokluğuna çalışmak zorunda kalıyor" ifadelerini kullandı. (Haber Merkezi)